TÜRKÇE İMLA KLAVUZU

TRKCHE KONUSH ANLAMYRM


BAZI KELİME VE EKLERİN YAZILIŞI

Bağlaç Olan Da, De’nin Yazılışı

Bağlaç olan da, de ayrı yazılır.Kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar:Kızı da geldi gelini de. Durumu oğluna da bildirdi. Sen de mi kardeşim? Güç deolsa. Konuşur da konuşur.

UYARILAR :

Ayrı yazılan da, de hiçbir zamanta, tek biçiminde yazılmaz.

Ya sözüyle birlikte kullanılan damutlaka ayrı yazılır: ya da.

Da, de bağlacını kendisindenönceki kelimeden kesme ile ayırmak yanlıştır: Ayşe de geldi (Ayşe'de geldideğil).

Da, de bağlacının bulunma durumueki olan -da, -de, -ta, -te ile hiçbir ilgisi yoktur. Bulunma durumu ekigetirildiği kelimeye bitişik yazılır: devede (deve-de) kulak, evde (ev-de)kalmak, yolda (yol-da) kalmak, ayakta (ayak-ta) durmak, çantada (çanta-da)keklik. İkide (iki-de) bir aynı sözü söyleyip durma.

Yurtta sulh, cihanda sulh. (Mustafa Kemal Atatürk)

Bağlaç Olan Ki’nin Yazılışı

Bağlaç olan ki ayrı yazılır:demek ki, kaldı ki, bilmem ki.

Türk dili, dillerin enzenginlerindendir; yeter ki bu dil, şuurla işlensin.

(Mustafa Kemal Atatürk)

Olmaz ki!

Böyle de yatılmaz ki! (Orhan VeliKanık)

Ruşen Eşref Ünaydın'ın"Diyorlar ki" adlı eseri ne güzeldir!

Geçmiş zaman olur ki hayali cihandeğer.

Ki bağlacı, birkaç örnektekalıplaşmış olduğu için bitişik yazılır: belki, çünkü, hâlbuki, mademki,meğerki, oysaki, sanki. Bu örneklerden çünkü sözünde ek aynı zamanda küçük ünlüuyumuna uymuştur.

Şüphe ve pekiştirme göreviylekullanılan ki sözü de ayrı yazılır: Babam geldi mi ki? Başbakan konuşacak mıki?

Bağlaç olan ne ... Ne ...’ninyazılışı

Bu bağlacın kullanıldığıcümlelerde fiil olumlu olmalıdır: Ne Fransa’da ne de Almanya’da aradığınıbulabilmişti.

Onlar ne arsız ne yılışkan veyırtık gülmelidirler; ne de somurtmalıdırlar. (Refik Halit Karay)

Ne ziraat ne ticaret için kâfinüfus kaldı. (Falih Rıfkı Atay)

Soru Eki Mı, Mi, Mu, Mü’nünYazılışı

Bu ek gelenekleşmiş olarak ayrıyazılır ve kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlüuyumlarına uyar: Kaldı mı? Sen de mi geldin? Olur mu? İnsanlık öldü mü?

Soru ekinden sonra gelen ekler,bu eke bitişik olarak yazılır: Verecek misin? Okuyor muyuz? Çocuk muyum?Gelecek miydi? Güler misin, ağlar mısın?

Bu ek sorudan başka görevlerdekullanıldığında da ayrı yazılır: Güzel mi güzel! Yağmur yağdı mı dışarıçıkamayız.

UYARI: Vazgeçmek birleşik fiili, mi soru ekiyle birliktekullanıldığında iki ayrı biçimde yazılabilir: Vaz mı geçtin? Vazgeçtin mi?

Fiil Çekimi İle İlgili Yazılışlar

Gelecek zaman ekinin ünlüleri ilezaman ekinden önceki ünlü, söyleyişe bakılmaksızın bütün şahıslarda a, e ileyazılır: geleceğim, gelmeyeceğim, gelemeyeceğim, geleceğiz, gelmeyeceğiz,gelemeyeceğiz, gelmeyeceksin, gelemeyeceksin; alacağım, almayacağım,alamayacağım, almayacaksın, alamayacaksın; başlayacağım.

Teklik ve çokluk 1. kişi emireklerinin ünlüsü ile ekten önceki ünlü, söyleyişe bakılmaksızın a, e ileyazılır: başlayayım, gelmeyeyim; başlayalım, gelmeyelim.

İstek ekinden önce gelen ünlü,söyleyişe bakılmaksızın a, e ile yazılır: başlayasın, başlaya, başlayasınız,başlayalar; gelmeyesin, gelmeye, gelmeyesiniz, gelmeyeler.

Mastar Eklerinin Yazılışı

-mak, -mek ile biten mastarlardansonra -a, -e, -ı, -i eklerinden biri geldiğinde araya y ünsüzü girer:kazanmak-a > kazanma-y-a, aldanmak-ı > aldanma-y-ı, sevmek-e >sevme-y-e, görmek-i > görme-y-i.

İken’in Yazılışı

İken ayrı olarak yazılabildiğigibi kelimelere eklenerek de yazılabilir. Bu durumda başındaki i ünlüsü düşer.Getirildiği kelimenin ünlüleri kalın da olsa, bu ekin ünlüsü ince kalır: okur-ken(< okur iken), yazar-ken (< yazar iken), çalışır-ken (< çalışır iken),uyur-ken (< uyur iken), başlar-ken (< başlar iken), durmuş-ken (<durmuş iken), olgun-ken (< olgun iken), durgun-ken (< durgun iken).

İken, ünlüyle biten kelimelere ekolarak getirildiğinde başındaki i ünlüsü düşer ve araya y ünsüzü girer:okulday-ken (< okulda iken), yolday-ken (< yolda iken).

İle’nin Ek Olarak Yazılışı

İle ayrı olarak yazılabildiğigibi kelimelere eklenerek de yazılabilir. Kelimelere eklenerek yazıldığında ünlüuyumlarına uyar.

İle, ünsüzle biten kelimelere ekolarak getirildiğinde i ünlüsü düşer ve bitişik yazılır: bulut-la (bulut ile),çiçek-le (çiçek ile), kuş-la (kuş ile).

İle, ünlüyle biten kelimelere ekolarak getirildiğinde başındaki i ünlüsü düşer ve araya y ünsüzü girer. Ek,ünlü uyumlarına uyar: arkadaşı-y-la (arkadaşı ile), anası-y-la, (anası ile),çevre-y-le (çevre ile), sürü-y-le (sürü ile), yapı-y-la (yapı ile).

Ek Fiil Olan İmek’in Yazılışı

İmek fiili bugün daha çokekleşmiş olarak kullanılmakta ve ünlü uyumlarına uymaktadır.

Ünlüyle biten kelimelereeklendiğinde i ünlüsü düşer. Bu durumda araya y ünsüzü girer: ne-y-se (ne ise),sonuncu-y-du (sonuncu idi), yabancı-y-mış (yabancı imiş).

Ünsüzle biten kelimelereeklendiğinde de i ünlüsü düşer: gelir-se (gelir ise), güzel-miş (güzel imiş),yorgun-du (yorgun idi).

Pekiştirmeli Sıfatların Yazılışı

Pekiştirmeli sıfatlar bitişikyazılır: apaçık, apak, büsbütün, çepeçevre, çırçıplak, çırılçıplak, dümdüz,düpedüz, gömgök, güpegündüz, kapkara, kupkuru, paramparça, sapasağlam, sapsarı,sırsıklam, sırılsıklam, sipsivri, yemyeşil.


BİRLEŞİK KELİMELERİN YAZILIŞI

Belirtisiz isim tamlamaları,sıfat tamlamaları, isnat grupları, birleşik fiiller, ikilemeler, kısaltmagrupları ve kalıplaşmış çekimli fiillerden oluşan ifadeler, yeni bir kavramıkarşıladıklarında birleşik kelime olurlar: yer çekimi, hanımeli, ses bilgisi;beyaz peynir, açıkgöz, toplu iğne; eli açık, sırtı pek; söz etmek, zikretmek,hasta olmak, gelebilmek, yazadurmak, alıvermek; çoluk çocuk, çıtçıt, altüst;başüstüne, günaydın; sağ ol, ateşkes, külbastı.

Birleşik kelimeler belirlikurallar çerçevesinde bitişik veya ayrı olarak yazılır.

A. Bitişik Yazılan BirleşikKelimeler

Birleşik kelimeler aşağıdakidurumlarda bitişik yazılırlar:

1. Ses düşmesine uğrayan birleşikkelimeler bitişik yazılır: kaynana (< kayın ana), kaynata (< kayın ata),nasıl (< ne asıl), niçin (< ne için), pazartesi (< pazar ertesi),sütlaç (< sütlü aş), birbiri (< biri biri).

2. Et- ve ol- yardımcıfiilleriyle birleşirken ses düşmesine veya ses türemesine uğrayan birleşikkelimeler bitişik yazılır: emretmek (<emir etmek), kaybolmak (<kayıpolmak); haletmek (<hal’ etmek=tahttan indirmek), menolunmak (<men’olunmak); affetmek (<af etmek), reddetmek (<ret etmek).

UYARI : Sadece söyleyişte tonlulaşma biçiminde ses değişmesineuğrayanlar ayrı yazılır: azat etmek, hamt etmek, izaç etmek, iktisap etmek. Buörneklerde tonluluk söyleyişte belirtilir.

3. Kelimelerden her ikisi veyaikincisi, birleşme sırasında benzetme yoluyla anlam değişmesine uğradığında butür birleşik kelimeler bitişik yazılır.

a. Bitki adları: aslanağzı,civanperçemi, keçiboynuzu, kuşburnu, turnagagası, açıkağız, akkuyruk (çay),alabaş, altınbaş (kavun), altıparmak (palamut), beşbıyık (muşmula), acemborusu,çobançantası, gelinfeneri, karnıkara (börülce), kuşyemi, şeytanarabası,venüsçarığı, yılanyastığı, akşamsefası, camgüzeli, çadıruşağı, gecesefası,ayşekadın (fasulye), hafızali (üzüm), havvaanaeli, meryemanaeldiveni.

b. Hayvan adları: danaburnu(böcek), akbaş (kuş), alabacak (at), bağrıkara (kuş), beşparmak (denizhayvanı), beşpençe (deniz hayvanı), çakırkanat (ördek), elmabaş (tepelidalgıç), kababurun (balık), kamçıkuyruk (koyun), kamışkulak (at), karabaş,karagöz (balık), karafatma (böcek), kızılkanat (balık), sarıkuyruk (balık),yeşilbaş (ördek), sazkayası (balık), sırtıkara (balık), şeytaniğnesi,yalıçapkını (kuş), bozbakkal (kuş), bozyürük (yılan), karadul (örümcek),sarısabır (bitki).

c. Hastalık adları: itdirseği(arpacık), delibaş, karabacak, karataban.

ç. Alet ve eşya adları: balıkgözü(halka), deveboynu (boru), domuzayağı (çubuk), domuztırnağı (kanca), horozayağı(burgu), kargaburnu (alet), keçitırnağı (oyma kalemi), kedigözü (lamba),leylekgagası (alet), sıçankuyruğu (törpü), baltabaş (gemi) gagaburun (gemi),kancabaş (kayık), adayavrusu (tekne).

d. Biçim adları: ayıbacağı(yelken biçimi), balıksırtı (desen), civankaşı (nakış), eşeksırtı (çatıbiçimi), kazkanadı (oyun), kırlangıçkuyruğu (işaret), koçboynuzu (işaret),köpekkuyruğu (spor), sıçandişi (dikiş), balgümeci (dikiş), beşikörtüsü (çatıbiçimi), turnageçidi (fırtına).

e. Yiyecek adları: dilberdudağı(tatlı), hanımgöbeği (tatlı), hanımparmağı (tatlı), kadınbudu (köfte),kadıngöbeği (tatlı), kargabeyni (yemek), kedidili (bisküvi), tavukgöğsü (tatlı),vezirparmağı (tatlı), bülbülyuvası (tatlı), kuşlokumu (kurabiye), alinazik(kebap).

f. Oyun adları: beştaş, dokuztaş,üçtaş.

g. Gök cisimlerinin adları:Altıkardeş (yıldız kümesi), Arıkovanı (yıldız kümesi), Büyükayı (yıldızkümesi), Demirkazık (yıldız), Küçükayı (yıldız kümesi), Kervankıran (yıldız),Samanyolu (yıldız kümesi), Yedikardeş (yıldız kümesi).

ğ. Renk adları: baklaçiçeği,balköpüğü, camgöbeği, devetüyü, fildişi, gülkurusu, kavuniçi, narçiçeği,ördekbaşı, ördekgagası, tavşanağzı, tavşankanı, turnagözü, vapurdumanı,vişneçürüğü, yavruağzı.

4. -a, -e, -ı, -i, -u, -üzarf-fiil ekleriyle bilmek, vermek, kalmak, durmak, gelmek, görmek ve yazmakfiilleriyle yapılan tasvirî fiiller bitişik yazılır: alabildiğine,düşünebilmek, yapabilmek; uyuyakalmak; gidedurmak, yazadurmak; çıkagelmek,olagelmek, süregelmek; düşeyazmak, öleyazmak; alıvermek, gelivermek,gülüvermek, uçuvermek; düşmeyegör, ölmeyegör.

5. Bir veya iki ögesi emirkipiyle kurulan kalıplaşmış birleşik kelimeler bitişik yazılır: alaşağı,albeni, ateşkes, çalçene, çalyaka, dönbaba, gelberi, incitmebeni, rastgele,sallabaş, sallasırt, sıkboğaz, unutmabeni; çekyat, geçgeç, kaçgöç, kapkaç,örtbas, seçal, veryansın, yapboz, yazboz tahtası.

6. -an/-en, -r/-ar/-er/-ır/-ir,-maz/-mez ve -mış/-miş sıfat-fiil eklerinin kalıplaşmasıyla oluşan birleşikkelimeler bitişik yazılır:

ağaçkakan, alaybozan,cankurtaran, çöpçatan, dalgakıran, demirkapan, etyaran, filizkıran, gökdelen,oyunbozan, saçkıran, yelkovan, yolgeçen;

akımtoplar, altıpatlar, barışsever,basınçölçer, betonkarar, bilgisayar, çoksatar, dilsever, füzeatar, özezer,pürüzalır, uçaksavar, yurtsever;

baştanımaz, değerbilmez, etyemez,hacıyatmaz, kadirbilmez, karıncaez-mez, kuşkonmaz, külyutmaz, tanrıtanımaz,varyemez;

çokbilmiş, güngörmüş.

7. İkinci kelimesi -dı (-di / -du/ -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) kalıplaşmış belirli geçmiş zaman ekleriylekurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: albastı, ciğerdeldi, çıtkırıldım,dalbastı, fırdöndü, gecekondu, gündöndü, hünkârbeğendi, imambayıldı, karyağdı,külbastı, mirasyedi, papazkaçtı, serdengeçti, şıpsevdi, zıpçıktı.

8. Her iki kelimesi de -dı (-di /-du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) belirli geçmiş zaman veya -r /-ar /-er genişzaman eklerini almış ve kalıplaşmış bulunan birleşik kelimeler bitişik yazılır:dedikodu, kaptıkaçtı, oldubitti, uçtuuçtu (oyun); biçerbağlar, biçerdöver,göçerkonar, kazaratar, konargöçer, okuryazar, uyurgezer, yanardöner,yüzergezer.

Aynı yapıda olan çakaralmazkelimesi de bitişik yazılır.

9. Somut olarak yer bildirmeyenalt, üst ve üzeri sözlerinin sona getirilmesiyle kurulan birleşik kelimelerbitişik yazılır: ayakaltı, bilinçaltı, gözaltı (gözetim), şuuraltı; akşamüstü,akşamüzeri, ayaküstü, ayaküzeri, bayramüstü, gerçeküstü, ikindiüstü,olağanüstü, öğleüstü, öğleüzeri, suçüstü, yüzüstü.

10. İki veya daha çok kelimeninbirleşmesinden oluşmuş kişi adları, soyadları ve lakaplar bitişik yazılır:Alper, Aydoğdu, Birol, Gülnihal, Gülseren, Gündoğdu, Şenol, Varol; Abasıyanık,Adıvar, Atatürk, Gökalp, Güntekin, İnönü, Karaosmanoğlu, Tanpınar, Yurdakul;Boynueğri Mehmet Paşa, Tepedelenli Ali Paşa, Yirmisekiz Çelebi Mehmet,Yedisekiz Hasan Paşa.

11. İki veya daha çok kelimedenoluşmuş Türkçe yer adları bitişik yazılır: Çanakkale, Gümüşhane; Acıpayam,Pınarbaşı, Şebinkarahisar; Beşiktaş, Kabataş.

Şehir, kent, köy, mahalle, dağ,tepe, deniz, göl, ırmak, su vb. kelimelerle kurulmuş sıfat tamlaması vebelirtisiz isim tamlaması kalıbındaki yer adları bitişik yazılır: Akşehir,Eskişehir, Suşehri, Yenişehir; Atakent, Batıkent, Konutkent, Korukent,Çengelköy, Sarıyer, Yenimahalle; Karabağ, Karadağ, Uludağ; Kocatepe, Tınaztepe;Akdeniz, Karadeniz, Kızıldeniz; Acıgöl; Kızılırmak, Yeşilırmak; İncesu, Karasu,Sarısu, Akçay.

12. Kişi adları ve unvanlarındanoluşmuş mahalle, meydan, köy vb. yer ve kuruluş adlarında unvan kelimesi sondaise, gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır: Abidinpaşa, Bayrampaşa, Davutpaşa,Ertuğrulgazi, Kemalpaşa (ilçesi); Necatibey (Caddesi), Mustafabey (Caddesi).

13. Ara yönleri belirtenkelimeler bitişik yazılır: güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu.

14. Bunlardan başka dilimizde heriki ögesi de asıl anlamını koruduğu hâlde yaygın bir biçimde gelenekleşmişolarak bitişik yazılan kelimeler de vardır:

a. Baş sözüyle oluşturulan sıfattamlamaları: başağırlık, başbakan, başçavuş, başeser, başfiyat, başhekim,başhemşire, başkahraman, başkarakter, başkent, başkomutan, başköşe,başmüfettiş, başöğretmen, başparmak, başpehlivan, başrol, başsavcı, başşehir,başyazar.

b. Bir topluluğun yöneticisianlamındaki başı sözüyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları: aşçıbaşı,binbaşı, çarkçıbaşı, çeribaşı, elebaşı, mehterbaşı, onbaşı, ustabaşı, yüzbaşı.

c. Oğlu, kızı sözleri: çapanoğlu,eloğlu, hinoğluhin, elkızı.

ç. Ağa, bey, efendi, hanım, ninevb. sözlerle kurulan birleşik kelimeler: ağababa, ağabey, beyefendi,efendibaba, hanımanne, hanımefendi, hacıağa, hıyarağalık, kadınnine, paşababa.

d. Biraz, birkaç, birkaçı,birtakım, birçok, birçoğu, hiçbir, hiçbiri, herhangi belirsizlik sıfat vezamirleri de gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır.

15. Ev kelimesiyle kurulanbirleşik kelimeler bitişik yazılır: aşevi, bakımevi, basımevi, doğumevi,gözlemevi, huzurevi, konukevi, orduevi, öğretmenevi, polisevi, yayınevi.

16. Hane, name, zadekelimeleriyle oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: çayhane,dershane, kahvehane, yazıhane; beyanname, kanunname, seyahatname, siyasetname;amcazade, dayızade, teyzezade.

UYARI: Eczahane, hastahane, pastahane, postahane sözlerikullanımdaki yaygınlık dolayısıyla eczane, hastane, pastane, postane biçimindeyazılmaktadır.

17. Farsça kurala göreoluşturulan isim ve sıfat tamlamaları ile kalıplaşmış biçimler bitişik yazılır:cürmümeşhut, darıdünya, ehlibeyit, ehvenişer, erkânıharp, fecrisadık,gayrimenkul, gayrimeşru, hüsnükuruntu, hüsnüniyet, suikast, hamdüsena,hercümerç.

18. Arapça kurala göreoluşturulan tamlamalar ve kalıplaşmış biçimler bitişik yazılır: aliyyülâlâ,ceffelkalem, darülaceze, darülfünun, daüssıla, fevkalade, fevkalbeşer,hıfzıssıhha, hüvelbaki, şeyhülislam, tahtelbahir, tahteşşuur; âlemşümul,cihanşümul, aleykümselam, Allahualem, bismillah, fenafillah, fisebilillah,hafazanallah, inşallah, maşallah, velhasıl, velhasılıkelam.

19. Müzik makam adları bitişikyazılır: acembuselik, hisarbuselik, muhayyerkürdi.

Bir sıfatla oluşturulan usuladlarında sıfat ayrı yazılır: ağır aksak, yürük aksak, yürük semai.

20. Kanunda bitişik geçen veyabitişik olarak tescil ettirilmiş olan kuruluş adları bitişik yazılır: İçişleri,Dışişleri, Genelkurmay, Yükseköğretim.

B. Ayrı Yazılan BirleşikKelimeler

1. Etmek, edilmek, eylemek,kılmak, kılınmak, olmak, olunmak yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiillerherhangi bir ses düşmesine veya türemesine uğramazsa ayrı yazılır: alt etmek,arz etmek, azat etmek, boş olmak, dans etmek, el etmek, göç etmek, ilan etmek,kabul etmek, kul etmek, kul olmak, not etmek, oyun etmek, sağ olmak, söz etmek,terk etmek, var olmak, yok etmek, yok olmak.

2. Birleşme sırasındakelimelerinden hiçbiri veya ikinci kelimesi anlam değişikliğine uğramayanbirleşik kelimeler ayrı yazılır.

a. Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulanlar:

ada balığı, ateş balığı, dilbalığı, fulya balığı, kedi balığı, kılıç balığı, köpek balığı, ton balığı,yılan balığı; acı balık, bıyıklı balık, dikenli balık.

ardıç kuşu, arı kuşu, çalı kuşu,deve kuşu, muhabbet kuşu, saka kuşu, tarla kuşu, yağmur kuşu; alıcı kuş,boğmaklı kuş, makaralı kuş.

ağustos böceği, ateş böceği,cırcır böceği, hamam böceği, ipek böceği, uçuç böceği, uğur böceği; ağılıböcek, çalgıcı böcek, sümüklü böcek.

at sineği, et sineği, meyvesineği, sığır sineği, su sineği, uyuz sineği.

deniz yılanı, ok yılanı, suyılanı; Ankara keçisi, dağ keçisi, yaban keçisi; fındık faresi, tarla faresi;dağ sıçanı, tarla sıçanı; Beç tavuğu, dağ tavuğu; Amerika tavşanı, yaban tavşanı;kaya örümceği, şeytan örümceği; bal arısı, yaban arısı; Pekin ördeği, yabanördeği; Ankara kedisi, Van kedisi; Afrika domuzu, yaban domuzu.

b. Bitki türlerinden birinin adıyla kurulanlar:

ayrık otu, beşparmak otu, çörekotu, eğrelti otu, güzelavrat otu, kelebek otu, ökse otu, pisipisi otu, taşkıranotu, yüksük otu; acı ot, sütlü ot.

ateş çiçeği, çuha çiçeği,güzelhatun çiçeği, ipek çiçeği, küpe çiçeği, lavanta çiçeği, mum çiçeği, yaylaçiçeği, yıldız çiçeği; ölmez çiçek.

avize ağacı, ban ağacı, dantelağacı, kâğıt ağacı, mantar ağacı, mercan ağacı, öd ağacı, pelesenk ağacı, sütağacı, tespih ağacı; kör ağaç.

altın kökü, boya kökü, eğir kökü,helvacı kökü, meyan kökü; ek kök, saçak kök, yumru kök.

dağ elması, yer elması; çalıdikeni, deve dikeni; köpek üzümü, kuş üzümü; çakal armudu, dağ armudu; atkestanesi, kuzu kestanesi; can eriği, gövem eriği; kuzu mantarı, yer mantarı;su kamışı, şeker kamışı; dağ nanesi, taş nanesi; ayı gülü, Japon gülü; Antepfıstığı, çam fıstığı; sırık fasulyesi, soya fasulyesi; Amerika bademi, taşbademi; Afrika menekşesi, deniz menekşesi; Japon sarmaşığı, kuzu sarmaşığı;Hint inciri, kavak inciri; armut kurusu, kayısı kurusu; su sarımsağı, şekerpancarı.

kuru fasulye, kuru incir, kurusoğan, kuru üzüm.

UYARI : Çiçek dışında anlamlar taşıyan baklaçiçeği (renk),narçiçeği (renk), suçiçeği (hastalık); ot dışında anlamlar taşıyan ağızotu(barut), sıçanotu (arsenik); ses düşmesine uğramış olan çöreotu ve yaygın birbiçimde gelenekleşmiş olan semizotu, dereotu bitişik yazılır.

c. Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler:

alçı taşı, bileği taşı, çakmaktaşı, damla taşı, Hacıbektaş taşı, kireç taşı, lüle taşı, Oltu taşı, süngertaşı, yılan taşı; buzul taş, damla taş, dikili taş, kayağan taş, yaprak taş.

arap sabunu, el sabunu; kahvedeğirmeni, yel değirmeni; kahve dolabı, su dolabı; oturma odası; duvar saati,kol saati; duvar takvimi, masa takvimi; yemek masası; itfaiye aracı, kurtarmaaracı; masa örtüsü, yatak örtüsü; el kitabı, Frenk gömleği, İngiliz anahtarı,İngiliz sicimi; alt geçit, tüp geçit, üst geçit, çekme demir, çekme kat, dolmakalem, dönme dolap, kesme kaya, toplu iğne, vurmalı çalgılar, vurmalı sazlar,yapma çiçek.

afyon ruhu, katran ruhu, lokmanruhu, nane ruhu, tuz ruhu.

ç. Yol ve ulaşımla ilgilibirleşik kelimeler: Arnavut kaldırımı; çevre yolu, deniz yolu, hava yolu, karayolu, keçi yolu; köprü yol.

d. Durum, olgu ve olay bildirensözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler: açık oturum, açık öğretim, anadili, ay tutulması, baş ağrısı, baş belası, baş dönmesi, çıkış yolu, çözümyolu, dil birliği, din birliği, güç birliği, iş birliği, iş bölümü, madde başı,ses uyumu, yer çekimi.

e. Bilim ve bilgi sözleriylekurulan birleşik kelimeler: anlam bilimi, dil bilimi, edebiyat bilimi, gökbilimi, halk bilimi, ruh bilimi, toplum bilimi, toprak bilimi, yer bilimi; dilbilgisi, halk bilgisi, ses bilgisi, şekil bilgisi.

f. Yuvar ve küre sözleriylekurulan birleşik kelimeler: göz yuvarı, hava yuvarı, ısı yuvarı, ışık yuvarı,renk yuvarı, yer yuvarı; hava küre, ışık küre, su küre, taş küre, yarı küre,yarım küre.

g. Yiyecek, içecek adlarındanbiriyle kurulan birleşik kelimeler: bohça böreği, su böreği, talaş böreği;badem yağı, çiçek yağı, kuyruk yağı; arpa suyu, maden suyu, meyve suyu; kaşarpeyniri, tulum peyniri, beyaz peynir; Adana kebabı, tas kebabı, Urfa kebabı;İnegöl köftesi, İzmir köftesi; ezogelin çorbası, mercimek çorbası, yoğurtçorbası; irmik helvası, kâğıt helvası, koz helva; acı badem kurabiyesi;Kemalpaşa tatlısı, peynir tatlısı, yoğurt tatlısı; badem şekeri, balıkyumurtası.

burgu makarna, çubuk makarna,yüksük makarna; kakaolu kek, üzümlü kek; çiğ köfte, içli köfte; dolma biber,kesme şeker, süzme yoğurt, yarma şeftali; kuru yemiş.

ğ. Gök cisimleri: Çoban Yıldızı,Kervan Yıldızı, Kutup Yıldızı, kuyruklu yıldız; gök taşı, hava taşı, meteortaşı.

h. Organ veya organ yerine geçensözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler: patlak göz, süzgün göz; aşıkkemiği, bel kemiği, elmacık kemiği; serçe parmak, şehadet parmağı, yüzükparmağı; azı dişi, köpek dişi, süt dişi; kuyruk sokumu, safra kesesi; çatmakaş, takma diş, takma kirpik, takma kol; ekşi surat, kepçe surat; gaga burun(kimse), karga burun, kepçe kulak, çakır pençe, demir yumruk, kuru kemik.

ı. Benzetme yoluyla insanın birniteliğini anlatmak üzere bitki, hayvan ve nesne adlarıyla kurulan birleşikkelimeler: çetin ceviz, çöpsüz üzüm; eski kurt, sarı çıyan, sağmal inek; ağırtop, eksik etek, eski toprak, eski tüfek, kara maşa, sapsız balta.

i. Zamanla ilgili birleşikkelimeler: bağ bozumu, gece yarısı, gün ortası, hafta başı, hafta sonu.

3. -r / -ar / -er, -maz / -mez ve-an / -en sıfat-fiil ekleriyle kurulan sıfat tamlaması yapısındaki birleşikkelimeler ayrı yazılır: bakar kör, çalar saat, çıkar yol, döner sermaye, güleryüz, koşar adım, yazar kasa, yeter sayı; çıkmaz sokak, geçmez akçe, görünmezkaza, ölmez çiçek, tükenmez kalem; akan yıldız, doyuran buhar, uçan daire.

4. Renk sözü veya renklerdenbirinin adıyla kurulmuş isim tamlaması yapısındaki renk adları ayrı yazılır:bal rengi, duman rengi, gümüş rengi, portakal rengi, saman rengi; ateşkırmızısı, boncuk mavisi, çivit mavisi, gece mavisi, limon sarısı, safrayeşili, süt kırı.

5. Rengin tonunu belirtmek üzererenkten önce kullanılan sıfatlar ayrı yazılır: açık mavi, açık yeşil, karasarı, kirli sarı, koyu mavi, koyu yeşil.

6. Yer adlarında kullanılan batı,doğu, güney, kuzey, güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu, aşağı, orta,yukarı, iç, yakın, uzak kelimeleri ayrı yazılır: Doğu Anadolu, Batı Trakya,Orta Anadolu, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Orta Asya, Orta Doğu, Yakın Doğu,Uzak Doğu, Güneybatı Anadolu, İç Asya, İç Anadolu, Aşağı Ayrancı, YukarıAyrancı.

7. Kişi adlarından oluşmuşmahalle, bulvar, cadde, sokak, ilçe, köy vb. yer ve kuruluş adlarında sondakiunvanlar hariç, şahıs adları ayrı yazılır: Yunus Emre Mahallesi; Gazi MustafaKemal Bulvarı; Ziya Gökalp Bulvarı; Nene Hatun Caddesi; Fevzi Çakmak Sokağı,Cemal Nadir Sokağı; Koca Mustafapaşa; Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, SultanAhmet Camii, Sütçü İmam Üniversitesi.

8. Dış, iç, öte, sıra sözleriyleoluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: ahlak dışı, çağ dışı, dindışı, kanun dışı, olağan dışı, yasa dışı; ceviz içi, hafta içi, yurt içi; fizikötesi, kızıl ötesi, mor ötesi, sınır ötesi; aklı sıra, ardı sıra, peşi sıra,yanı sıra.

9. Somut olarak yer belirten altve üst sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: derialtı, su altı, toprak altı, yer altı (yüzey); arka üstü, baş üstü, böbrek üstübezi, tepe üstü (trafikte).

10. Alt, üst, ana, ön, art, arka,yan, karşı, iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, tek, çok,çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimlerayrı yazılır: alt yazı; üst kat, üst küme; ana bilim dalı, ana dili; ön söz, önyargı; art damak, art niyet; arka teker; yan cümle, yan etki; karşı görüş,karşı oy; iç savaş, iç tüzük; dış borç, dış hat; orta kulak, orta oyunu; büyükanne, büyük baba; küçük harf, küçük parmak; sağ açık, sağ bek; sol açık, solbek; peşin fikir, peşin hüküm; bir gözeli, bir hücreli; iki anlamlı, ikieşeyli; tek eşli, tek hücreli; çok düzlemli, çok hücreli; çift ayaklılar, çiftkanatlılar.


BÜYÜK HARFLERİN KULLANILDIĞI YERLER

Büyük harflerin kullanıldığıyerler aşağıda sıralanmıştır:

A. Cümle büyük harfle başlar:

Ak akçe kara gün içindir.

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir,fendir. (Atatürk)

Cümle içinde tırnak veya yayayraç içine alınan cümleler büyük harfle başlar ve sonlarına uygun noktalamaişareti (nokta, soru, ünlem) konur:

Atatürk, "Muhtaç olduğunkudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" diyor.

Anadolu kentlerini, köylerini(Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizigöstermek için geziyoruz. (Nurullah Ataç)

Ancak iki çizgi arasındakiaçıklama cümleleri büyük harfle başlamaz:

Bir zamanlar -bu zamanlar çok dauzak değildir, bundan on, on iki yıl önce- Türk saltanatının maddi sınırlarıuçsuz bucaksız denilecek kadar genişti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

İki noktadan sonra gelen cümlelerbüyük harfle başlar:

Menfaat sandalyeye benzer:Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir. (CenapŞahabettin)

Ancak iki noktadan sonra cümleniteliğinde olmayan örnekler sıralandığında bu örnekler büyük harfle başlamaz:

Bu eskiliği siz de çok evdegörmüşsünüzdür: duvarlarda çiviler, çivi yerleri, lekeler... (Memduh ŞevketEsendal)

UYARI: Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen kelimebüyük harfle başlamaz: 2005 yılında Türk Dil Kurumunun 73. yılını kutladık.

UYARI: Örnek niteliğindeki kelimelerle başlayan cümlede de ilk harfbüyük yazılır: "Banka, bütçe, devlet, fındık, kanepe, menekşe,şemsiye" gibi yüzlerce kelime, kökenleri yabancı olmakla birlikte artıkdilimizin malı olmuştur. "Et-, ol-" fiilleri, dilimizde en sıkkullanılan yardımcı fiillerdir.

B. Dizeler genellikle büyük harfle başlar:

Halk içinde muteber bir nesne yokdevlet gibi;

Olmaya devlet cihanda bir nefessıhhat gibi.

(Muhibbi)

Korkma! Sönmez bu şafaklardayüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tütenen son ocak.

(Mehmet Akif Ersoy)

Bin atlı akınlarda çocuklar gibişendik;

Bin atlı o gün dev gibi birorduyu yendik.

(Yahya Kemal Beyatlı)

C. Özel adlar büyük harfle başlar:

1. Kişi adlarıyla soyadları büyükharfle başlar:

Mustafa Kemal Atatürk, İsmetİnönü, Kâzım Karabekir, Ahmet Haşim, Tevfik Fikret, Mehmet Emin Yurdakul,Hüseyin Cahit Yalçın, Orhan Veli Kanık, Sait Faik Abasıyanık, Yunus Emre,Evliya Çelebi, Gevheri, Karacaoğlan, Âşık Ömer, Wolfgang von Goethe, WilhelmRadloff, Vilhelm Thomsen, Victor Hugo.

Takma adlar da büyük harflebaşlar: Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman), Demirtaş (Ziya Gökalp), Tarhan (ÖmerSeyfettin), Aka Gündüz (Hüseyin Avni, Enis Avni), Kirpi (Refik Halit Karay),Deli Ozan (Faruk Nafiz Çamlıbel), Server Bedi (Peyami Safa), İrfan Kudret(Cahit Sıtkı Tarancı), Mehmet Ali Sel (Orhan Veli Kanık).

2. Kişi adlarından önce ve sonragelen saygı sözleri, unvanlar, lakaplar, meslek ve rütbe adları büyük harflebaşlar:

Cumhurbaşkanı Mustafa KemalAtatürk, Kaymakam Erol Bey, Sayın Prof. Dr. Hasan Eren, Hamdi Bey, MustafaEfendi, Zeynep Hanım, Bay Ali Çiçekçi, Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Doktor BehçetUz, Mareşal Fevzi Çakmak, Yüzbaşı Cengiz Topel; Fatih Sultan Mehmet, YavuzSultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, Genç Osman, Deli İbrahim, Avcı Mehmet,Nişancı Mehmet Paşa, Deli Petro.

Akrabalık bildiren kelimelerbüyük harfle başlamaz: Tülay abla, Ayşe teyze, Fatma nine, Kemal dayı, Saimamca, Ali enişte.

Akrabalık bildiren kelimeler başageldiğinde lakap yerine kullanıldığı için büyük harfle başlar: Nene Hatun, BabaGündüz, Dayı Kemal, Hala Sultan.

Bazı tarihî ve menkıbevişahsiyetlerde ise akrabalık bildiren kelime sonda olduğu hâlde unvan değerikazandığı ve özel ada dâhil olduğu için büyük harfle yazılır: Gül Baba, SusuzDede, Adile Hala, Gülsüm Bacı, Sultan Ana.

Resmî yazılarda saygı bildirensözlerden sonra gelen ve makam, mevki, unvan bildiren kelimeler de büyük harflebaşlar:

Sayın Bakan,

Sayın Başkan,

Sayın Rektör,

Sayın Vali,

Hitap kelimeleri de büyük harflebaşlar:

Sevgili Kardeşim,

Aziz Dostum,

Değerli Arkadaşım,

3. Hayvanlara verilen özel adlarbüyük harfle başlar: Sarıkız, Fino, Karabaş, Pamuk, Minnoş, Tekir.

4. Millet, boy, oymak adlarıbüyük harfle başlar: Türk, Alman, İngiliz, Rus, Arap, Japon; Oğuz, Kazak,Kırgız, Özbek, Tatar; Karakeçili, Hacımusalı.

5. Dil ve lehçe adları büyükharfle başlar: Türkçe, Almanca, İngilizce, Rusça, Arapça; Oğuzca, Kazakça,Kırgızca, Özbekçe, Tatarca.

6. Devlet adları büyük harflebaşlar: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan,Azerbaycan Cumhuriyeti.

7. Din ve mezhep adları ilebunların mensuplarını bildiren sözler büyük harfle başlar: Müslümanlık,Müslüman; Hristiyanlık, Hristiyan; Musevilik, Musevi; Budizm, Budist;Hanefilik, Hanefi; Malikilik, Maliki; Protestanlık, Protestan; Katoliklik,Katolik.

8. Din ve mitoloji ile ilgiliözel adlar büyük harfle başlar: Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus, Oziris, Kibele.Ancak tanrı kelimesi özel ad olarak kullanılmadığında küçük harfle başlar: EskiYunan tanrıları. Bazı dinî terimlerin küçük harfle başlaması gelenekleşmiştir:cennet, cehennem, uçmak, tamu, peygamber, sırat köprüsü.

9. Gezegen ve yıldız adları büyükharfle başlar: Merkür, Neptün, Plüton, Halley, Dünya,Güneş, Ay vb.

UYARI: Dünya, güneş, ay kelimeleri gezegen anlamı dışındakullanıldığında küçük harfle başlar.

10. Yer adları (kıta, bölge, il,ilçe, köy, semt, cadde, sokak, semt vb.) büyük harfle başlar: Asya, Avrupa,Afrika, Amerika; İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Yakın Doğu;Ankara, İstanbul, Taşkent, Bağdat, Moskova; Turgutlu, Ürgüp, Ahlat; Çayırbağı,Akçaköy; Bahçelievler, Cebeci; Atatürk Bulvarı, Ziya Gökalp Caddesi; SankiyedimSokağı, Asmalımescit Sokağı.

UYARI: Doğu ve batı sözleri yön bildirdiğinde küçük olarak yazılır:Bursa’nın doğusu. Bu sözler düşünce, hayat tarzı, politika vb. anlamlarbildirdiğinde ise büyük olarak yazılır: Batı medeniyeti, Doğu mistisizmi vb.

Yer adlarında ilk isimden sonragelen deniz, nehir, göl, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler büyükharfle başlar: Ağrı Dağı, Aral Gölü, Çanakkale Boğazı, Dicle Irmağı, EgeDenizi, Erciyes Dağı, Fırat Nehri, Tuna Nehri, Van Gölü, Zigana Geçidi, SüveyşKanalı.

UYARI: Özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran şehir, il, ilçe, bucak,belde, köy vb. sözler küçük harfle başlar: Konya ili, Etimesgut ilçesi, Taflanköyü vb.

Mahalle, meydan, bulvar, cadde,sokak adlarında geçen mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak kelimeleri büyükharfle başlar: Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Yıldız Mahallesi, Yunus EmreMahallesi, Karaköy Meydanı, Zafer Meydanı, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, ZiyaGökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Cemal Nadir Sokağı, Fevzi Çakmak Sokağı,İnkılap Sokağı, Reşat Nuri Sokağı, Türk Ocağı Sokağı.

UYARI: Yer bildiren özel isimlerde de kısaltmalı söyleyiş sözkonusu olduğu zaman, kelime başında büyük harf kullanılır: Hisar’dan,Boğaz’dan, Bulvar’dan.

11. Saray, köşk, han, kale,köprü, anıt vb. yapı adlarının bütün kelimeleri büyük harfle başlar: TopkapıSarayı, Dolmabahçe Sarayı, İshakpaşa Sarayı, Çankaya Köşkü, Horozlu Han, AnkaraKalesi, Alanya Kalesi, Galata Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, MostarKöprüsü, Beyazıt Kulesi, Zafer Abidesi, Bilge Kağan Anıtı.

12. Kurum, kuruluş ve kuruladlarının her kelimesi büyük harfle başlar: Türkiye Büyük Millet Meclisi, TürkDil Kurumu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Devlet Malzeme Ofisi, MillîKütüphane, Çocuk Esirgeme Kurumu, Atatürk Orman Çiftliği, Çankaya Lisesi;Anadolu Kulübü, Mavi Köşe Bakkaliyesi; Türk Ocağı, Yeşilay Derneği, MuharipGaziler Derneği, Emek İnşaat; Bakanlar Kurulu, Danışma Kurulu, Talim ve TerbiyeKurulu Başkanlığı; Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü.

13. Kanun, tüzük, yönetmelik,yönerge, genelge adlarının her kelimesi büyük harfle başlar: Medeni Kanun,Borçlar Hukuku (kanun), Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü, Telif HakkıYayın ve Satış Yönetmeliği.

UYARI: Kurum, kuruluş, kurul, merkez, bakanlık, üniversite,fakülte, bölüm, kanun, tüzük, yönetmelik vb.ni bildiren kelimeler, belli birkurum vb. kastedildiğinde büyük harfle başlar: Bu yıl Meclis, yeni döneme erkenbaşlayacaktır. Son aylarda Kurum, yazım konusunda yoğun bir çalışma içinegirmiştir. 2876 sayılı Kanun bu yıl yeniden gözden geçiriliyor. Bu maddeYönetmelik’in 4’üncü maddesine aykırı düşmektedir.

14. Kitap, dergi, gazete ve sanateserlerinin (tablo, heykel, müzik) her kelimesi büyük harfle başlar: Nutuk,Safahat, Kendi Gök Kubbemiz, Anadolu Notları, Sinekli Bakkal; Türk Dili, TürkKültürü, Varlık; Resmî Gazete, Hürriyet, Milliyet, Türkiye, Yeni Yüzyıl, YeniAsır; Saraydan Kız Kaçırma, Onuncu Yıl Marşı.

UYARI: Özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözler büyükharfle başlamaz: Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi, Halı Dokuyan Kızlartablosu.

UYARI: Büyük harflerin kullanıldığı yerlerde bulunan ve, ile, ya,veya, yahut, ki, da, de sözleriyle mı, mi, mu, mü soru eki küçük harfleyazılır: Mai ve Siyah, Suç ve Ceza, Leyla ile Mecnun, Turfanda mı, Turfa mı?Diyorlar ki, Dünyaya İkinci Geliş yahut Sır İçinde Esrar, Ya Devlet Başa yaKuzgun Leşe, Ben de Yazdım.

15. Millî ve dinî bayramlarlabayram niteliği kazanmış günlerin adları büyük harfle başlar: 29 EkimCumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, RamazanBayramı, Kurban Bayramı, Nevruz Bayramı, Anneler Günü, Öğretmenler Günü, 27Mart Dünya Tiyatrolar Günü, 14 Mart Tıp Bayramı, Hıdırellez.

Kurultay, bilgi şöleni, açıkoturum vb. toplantıların adlarında her kelime büyük harfle başlar: V.Uluslararası Türk Dili Kurultayı, Manas Bilgi Şöleni.

16. Tarihî olay, çağ ve dönemadları büyük harfle başlar: Kurtuluş Savaşı, Millî Mücadele, Cilalı Taş Devri,İlk Çağ, Yükselme Devri, Millî Edebiyat Dönemi, Servetifünun Dönemi, TanzimatDönemi.

UYARI: Tarihî dönem bildirmeyip tür veya tarz bildiren terimlerküçük harfle başlar: divan şiiri, divan edebiyatı, halk şiiri, halk edebiyatı,eski Türk edebiyatı, Türk dili, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, tekkeedebiyatı.

17. Özel adlardan türetilen bütünkelimeler büyük harfle başlar: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe,Türkolog, Türkoloji, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Asyalılık, Darvinci, Konyalı,Bursalı.

UYARILAR:

Özel ad kendi anlamı dışında yenibir anlam kazanmışsa büyük harfle başlamaz: acem (Türk müziğinde bir perde),hicaz (Türk müziğinde bir makam), nihavent (Türk müziğinde bir makam), acemi(tecrübesiz), amper (elektrik akımında şiddet birimi), jul (fizikte iş birimi),allahlık (saf, zararsız kimse), donkişotluk (gereği yokken kahramanlıkgöstermeye kalkışmak).

Para birimleri büyük harflebaşlamaz: avro, dinar, dolar, lira, yeni kuruş, liret.

Özel adlar yerine kullanılan"o" zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz.

Müzikte kullanılan makam ve türadları büyük harfle başlamaz: acemaşiran, acembuselik, bayati, hicazkâr, türkü,varsağı, bayatı.

18. Yer, millet ve kişi adlarıylakurulan birleşik kelimelerde özel adlar büyük harfle başlar: Antep fıstığı,Brüksel lahanası, Frenk gömleği, Hindistan cevizi, İngiliz anahtarı, Japongülü, Maraş dondurması, Van kedisi.

Ç. Belirli bir tarih bildiren ayve gün adları büyük harfle başlar: 29 Mayıs 1453 Salı günü, 29 Ekim 1923, 28Aralık 1982'de göreve başladı. Lale festivali 25 Haziranda başlayacak.

1919 senesi Mayısının 19'uncugünü Samsun'a çıktım. (Atatürk)

Belirli bir tarihi belirtmeyen ayve gün adları küçük harfle başlar: Okullar genellikle eylülün ikinci haftasındaöğretime başlar. Yürütme Kurulu toplantılarını perşembe günleri yaparız.

D. Levhalar ve açıklama yazılarıbüyük harfle başlar: Giriş, Çıkış, Müdür, Vezne, Başkan, Doktor, Otobüs Durağı,Dolmuş Durağı, Şehirler Arası Telefon, III. Kat, IV. Sınıf, I. Blok.

E. Bilim dallarında kullanılanterimlerin büyük harfle yazılışı, ilgili dallardaki uygulamaya bağlıdır: Caniscanis, Carduelis carduelis, Ardea alba, Populus alba, Prunus domestica, Pinussilvestris.

F. Kitap, bildiri, makale vb.ndeana başlıkta bulunan kelimelerin tamamı, alt başlıkta bulunan kelimelerin iseyalnızca ilk harfleri büyük olarak yazılır.

G. Kitap, dergi vb.nde bulunanresim, çizelge, tablo vb.nin altında yer alan açıklayıcı yazılar büyük harflebaşlar.


BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU

Bir kelimenin birinci hecesindekalın bir ünlü (a, ı, o, u) bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlüler de kalın;ince bir ünlü (e, i, ö, ü) bulunuyorsa diğer hecelerdeki ünlüler de ince olur:

adım, ağız, ayak, boyun,boyunduruk, burun, dalga, dudak, duvak, kırlangıç; beşik, bilezik, gelincik, gözlük,üzengi, vergi, yüzük. Buna büyük ünlü uyumu adı verilir.

Büyük ünlü uyumuna aykırı bazıTürkçe kelimeler de vardır: anne, dahi, elma, hangi, hani, inanmak, kardeş,şişman.

Büyük ünlü uyumu alıntıkelimelerde aranmaz: ahenk, badem, ceylan, çiroz, dükkân, fidan, gazete, hamsi,kestane, limon, model, nişasta, pehlivan, selam, tiyatro, viraj, ziyaret.

Birleşik kelimelerde büyük ünlüuyumu aranmaz: açıkgöz, bilgisayar, çekyat, hanımeli.

-gil, -ken, -leyin, -mtırak, -yorekleri büyük ünlü uyumuna uymaz: akşam-leyin, bakla-gil-ler, çalışır-ken,ekşi-mtırak, yürü-yor.

-daş (-taş) eki bazı kelimelerdebüyük ünlü uyumuna uymaz: din-daş, gönül-daş, meslek-taş, ülkü-daş.

-ki aitlik eki büyük ünlü uyumunauymaz: akşamki, yarınki, duvardaki, yoldaki, ondaki, yazıdaki, onunki.

Büyük ünlü uyumuna girmeyenkelimelere gelen ekler, kalınlık incelik bakımından son hecenin ünlüsüne uyar:adalet-li, anne-si, kardeş-lik, meslektaş-ımız, şişman-lık.

Son ünlüleri kalın sıradanolmasına karşın incelik özelliği gösteren bazı alıntı kelimeler ince ünlülüekler alır: alkol / alkolü, hakikat / hakikati, helak / helakimiz, kabul /kabulü, kontrol / kontrolü, protokol / protokolü, saat / saate, sadakat /sadakatten.


DEYİMLERİN, İKİLEMELERİN VE ALINTI KELİMELERİN YAZILIŞI

DEYİMLERİN YAZILIŞI

Deyimler ayrı yazılır: akıntıyakürek çekmek, çam devirmek, çanak tutmak, gönlünden geçirmek, göz atmak, kulakasmak, kulak vermek, çantada keklik, devede kulak, yağlı kuyruk, yüz görümlüğü.

İKİLEMELERİN YAZILIŞI

İkilemeler ayrı yazılır: adımadım, ağır ağır, akın akın, allak bullak, aval aval (bakmak), cır cır (ötmek),çeşit çeşit, derin derin, gide gide, güzel güzel, karış karış, kös kös(dinlemek), kucak kucak, şıp şıp (damlamak), şıpır şıpır, tak tak (vurmak),takım takım, tıkır tıkır, yavaş yavaş.

bata çıka, çoluk çocuk, düşekalka, eciş bücüş, eğri büğrü, enine boyuna, eski püskü, ev bark, konu komşu,pılı pırtı, salkım saçak, sere serpe, soy sop, süklüm püklüm, yana yakıla,yarım yamalak.

m ile yapılmış ikilemeler de ayrıyazılır: at mat, çocuk mocuk, dolap molap, kapı mapı, kitap mitap.

İsim durum ekleri ve iyelikekiyle yapılan ikilemeler de ayrı yazılır: baş başa, diz dize, el ele, gözgöze, iç içe, omuz omuza, yan yana; baştan başa, daldan dala, elden ele, gündengüne, içten içe, yıldan yıla; başa baş, bire bir (ölçü), dişe diş, göze göz,teke tek; ardı ardına, boşu boşuna, günü gününe, peşi peşine, ucu ucuna.

ALINTI KELİMELERİN YAZILIŞI

Yabancı kökenli kelimelerinyazılışlarıyla ilgili bazı noktalar aşağıda gösterilmiştir:

1. İki ünsüzle başlayan batıkökenli alıntılar, ünsüzler arasına ünlü konmadan yazılır: francala, gram,gramer, gramofon, grup, kral, kredi, kritik, plan, pratik, problem, profesör,program, proje, propaganda, protein, prova, psikoloji, slogan, snop, spiker,spor, staj, stil, stüdyo, trafik, tren, triptik.

Bu tür birkaç alıntıda, sözbaşında veya iki ünsüz arasında bir ünlü türemiştir. Bu ünlü söylenişte deyazılışta da gösterilir: iskarpin, iskele, iskelet, istasyon, istatistik,kulüp.

2. İçinde yan yana iki veya dahafazla ünsüz bulunan batı kökenli alıntılar, ünsüzler arasına ünlü konmadanyazılır: alafranga, apartman, biyografi, elektrik, gangster, kilogram,orkestra, paragraf, program, telgraf.

3. İki ünsüzle biten batı kökenlialıntılar, ünsüzler arasına ünlü konmadan yazılır: film, form, lüks, modern,natürmort, psikiyatr, seks, slayt, teyp.

4. Batı kökenli alıntılarıniçindeki ve sonundaki g ünsüzleri olduğu gibi korunur: biyografi, diyagram,dogma, magma, monografi, paragraf, program; arkeolog, demagog, diyalog,filolog, jeolog, katalog, monolog, psikolog, ürolog.

Ancak coğrafya, fotoğraf vetopoğraf kelimelerinde g’ler, ğ’ye döner.

** *

Aşağıdaki durumlarda batı kökenlikelimeler, özgün biçimleri ile yazılırlar:

1. Bilim, sanat ve uzmanlıkdallarında kullanılan bazı terimler: andante (müzik), cuprum (kimya), deseptyl(eczacılık), quercus, terminus technicus (teknik terim).

2. Latin yazı sistemini kullanandillerden alınma deyim ve sözler: Veni, vidi, vici (Geldim, gördüm, yendim.); conditiosine qua non (Olmazsa olmaz.); eppur si muove (Dünya her şeye rağmen dönüyor.);to be or not to be (olmak veya olmamak); l'art pour l'art (Sanat sanatiçindir.); l'Etat c'est moi (Devlet benim.); traduttore traditore (Çevirmenhaindir.); persona non grata (istenmeyen kişi).

Mesele falan değildi öyle,

To be or not to be kendisi için;

Bir akşam uyudu;

Uyanmayıverdi. (Orhan Veli Kanık)


DÜZELTME İŞARETİ

Düzeltme işaretinin kullanılacağıyerler aşağıda gösterilmiştir:

1. Yazılışları bir, anlamları veokunuşları ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için, okunuşları uzun olanünlülerin üzerine konur: adem (yokluk), âdem (insan); adet (sayı), âdet(gelenek, alışkanlık); alem (bayrak), âlem (dünya, evren); alim (her şeyibilen), âlim (bilgin); aşık (eklem kemiği), âşık (vurgun, tutkun); hakim(hikmet sahibi), hâkim (yargıç); hal (pazar yeri), hâl (durum, vaziyet); hala(babanın kız kardeşi), hâlâ (henüz); şura (şu yer), şûra (danışma kurulu).

UYARI : Katil (< katl = öldürme) ve kadir (< kadr = değer)kelimeleriyle karışma olasılığı olduğu hâlde katil (ka:til = öldüren) ve kadir(< ka:dir = güçlü) kelimelerinin düzeltme işareti konmadan yazılmasıyaygınlaşmıştır.

2. Arapça ve Farsça’dan dilimizegiren birtakım kelime ve eklerle özel adlarda bulunan ince g, k ünsüzlerindensonra gelen a ve u ünlüleri üzerine konur: dergâh, gâvur, ordugâh, tezgâh,yadigâr, Nigâr; dükkân, hikâye, kâfir, kâğıt, Hakkâri, Kâzım, mahkûm, mekân,mezkûr, sükûn, sükût. Kişi ve yer adlarında ince l ünsüzünden sonra gelen a veu ünlüleri de düzeltme işareti ile yazılır: Halûk, Lâle, Nalân; Balâ, Elâzığ,İslâhiye, Lâdik, Lâpseki.

3. Nispet i'sinin belirtme durumuve iyelik ekiyle karışmasını önlemek için kullanılır. Böylece (Türk) askeri veaskerî (okul), (İslam) dini ve dinî (bilgiler), (fizik) ilmi ve ilmî(tartışmalar), (Atatürk'ün) resmi ve resmî (kuruluşlar) gibi anlamları farklıkelimelerin karıştırılması da önlenmiş olur.

Nispet i'si alan kelimelereTürkçe ekler getirildiğinde düzeltme işareti olduğu gibi kalır: millîleştirmek,millîlik, resmîleştirmek, resmîlik.


HECE YAPISI VE SATIR SONUNDAKELİMELERİN BÖLÜNMESİ

Türkçe’de kelime içinde iki ünlüarasındaki ünsüz, kendinden sonraki ünlüyle hece kurar: a-ra-ba, bi-çi-mi-ne,in-sa-nın, ka-ra-ca, alt-lık, al-dı.

Kelime içinde yan yana gelenünsüzlerden sonuncusu kendisinden sonraki ünlüyle, diğerleri kendilerindenönceki ünlüyle hece kurar: bir-lik, sev-mek, Türk-çe, Kork-maz.

Batı kökenli kelimeler,Türkçe’nin hece yapısına göre hecelere ayrılır: band-rol, kont-rol, port-re,prog-ram, sant-ral, sürp-riz, tund-ra, volf-ram.

Türkçe’de satır sonunda kelimelerbölünebilir, fakat heceler bölünemez. Satıra sığmayan kelimeler bölünürkensatır sonuna kısa çizgi (-) konur.

Burasını ilk defa görüyormuş gibiduvarlara, perdelere, möblelere, eş-yalara bakıyor, hayret ediyordu. Bütün bumuhitte Türk hayatına, Türk ruhu- na ait bir gölge, bir çizgi bile yoktu.Birden Bursa'daki çocukluğunun geçti-ği babaevini hatırladı; sofada rahat vebeyaz örtülü divanlar vardı. (Ömer Seyfettin)

Bitişik yazılan kelimelerde de bukurala uyulur: ba-şöğ-ret-men, il-ko-kul, Ka-ra-os-ma-noğ-lu.

Ayırmada satır sonunda ve satırbaşında tek harf bırakılmaz:

...................................u-çurtma değil,

..................................uçurt-ma;

................ müdafa-a değil,

..........................müda-faa;

Kesme işareti satır sonunageldiğinde yalnız kesme işareti kullanılır; ayrıca çizgi kullanılmaz.

......................Edirne'nin...

............................Ankara'

.................. 1996'da...


NOKTALAMA İŞARETLERİ

Duygu ve düşünceleri daha açıkifade etmek, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı veanlamayı kolaylaştırmak, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek üzerenoktalama işaretleri kullanılır.

Noktalama işaretlerinden nokta,virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta, soru, ünlem, tırnak işaretleri,ayraç ve kesme ait oldukları kelimelere bitişik olarak yazılır ve kesmedışındaki işaretlerden sonra bir harf boşluğu ara verilir.

NOKTA ( . )

1. Cümlenin sonuna konur: TürkDil Kurumu, 1932 yılında kurulmuştur.

Saatler geçtikçe yollara dahamahzun bir ıssızlık çöküyordu. (Reşat Nuri Güntekin)

2. Bazı kısaltmaların sonunakonur: Alb. (albay), Dr. (doktor), Yrd. Doç. (yardımcı doçent), Prof.(profesör), Cad. (cadde), Sok. (sokak), s. (sayfa), sf. (sıfat), vb. (vebaşkası, ve benzeri, ve bunun gibi), Alm. (Almanca), Ar. (Arapça), İng.(İngilizce).

2. Sayılardan sonra sırabildirmek için konur: 3. (üçüncü), 15. (on beşinci); II. Mehmet, XIV. Louis,XV. yüzyıl; 2. Cadde, 20. Sokak, 4. Levent.

UYARI: Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyleayrılan rakamlardan yalnızca sonuncu rakamdan sonra nokta konur: 3, 4 ve 7.maddeler; XII – XIV. yüzyıllar arasında.

3. Bir yazının maddelerinigösteren rakam veya harflerden sonra konur:

I. 1. A. a.

II. 2. B. b.

4. Tarihlerin yazılışında gün, ayve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 29.5.1453, 29.X.1923.

Tarihlerde ay adları yazıyla dayazılabilir. Bu durumda ay adlarından önce ve sonra nokta kullanılmaz: 29 Mayıs1453, 29 Ekim 1923.

5. Saat ve dakika gösterensayıları birbirinden ayırmak için konur: Tren 09.15'te kalktı. Toplantı13.00’te başladı.

Tören 17.30'da, hükûmet dairelerikapandıktan yarım saat sonra başlayacaktır. (Tarık Buğra)

7. Bibliyografik künyelerinsonuna konur:

Agâh Sırrı Levend, Türk DilindeGelişme ve Sadeleşme Evreleri, TDK Yayınları, Ankara, 1960.

8. Beş ve beşten çok rakamlısayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya noktakonur: 326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500.

9. Matematikte çarpma işaretiyerine kullanılır: 4.5=20

VİRGÜL ( , )

1. Birbiri ardınca sıralanan eşgörevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur:

Fırtınadan, soğuktan, karanlıktanve biraz da korkudan sonra bu sıcak, aydınlık ve sevimli odanın havasında erirgibi oldum. (Halide Edip Adıvar)

Sessiz dereler, solgun ağaçlar,sarı güller

Dillenmiş ağızlarda tutuk dilligönüller (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Zindana atılan mahkûmlar gibititreşerek, haykırarak geri geri kaçmaya uğraşıyorduk. (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

2. Sıralı cümleleri birbirindenayırmak için konur: Bir varmış, bir yokmuş.

Umduk, bekledik, düşündük. (YakupKadri Karaosmanoğlu)

Fakat yol otomobillere yasakolduğundan o da herkes gibi tramvaya biner, kimse kendisine dikkat etmez.(Falih Rıfkı Atay)

3. Cümlede özel olarakvurgulanması gereken öğelerden sonra konur:

Binaenaleyh, biz her vasıtadan,yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederi. (Mustafa Kemal Atatürk)

4. Uzun cümlelerde yüklemden uzakdüşmüş olan öğeleri belirtmek için konur:

Saniye Hanımefendi, merdivenlerdeoğlunun ayak seslerini duyar duymaz, hasretlisini karşılamaya atılan bir gençkadın gibi, koltuğundan fırlamış ve ona kapıyı kendi eliyle açmaya gelmişti.(Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

5. Cümle içinde ara sözleri veara cümleleri ayırmak için konur:

Şimdi, efendiler, müsaadebuyurursanız, size bir sual sorayım. (Mustafa Kemal Atatürk)

6. Anlama güç kazandırmak içintekrarlanan kelimeler arasına konur:

Akşam, yine akşam, yine akşam,

Göllerde bu dem bir kamış olsam!(Ahmet Haşim)

Kopar sonbahar tellerinden

Derinden, derinden, derinden

Biten yazla başlar keder musikisi(Yahya Kemal Beyatlı)

7. Tırnak içinde olmayan aktarmacümlelerinden sonra konur: Datça'ya yarın gideceğim, dedi.

Şehirde ilk önce hükûmetdoktoruyla karşılaştım.

– Bugünlerde başımı kaşımayavakit bulamıyorum, dedi. (Reşat Nuri Güntekin)

8. Konuşma çizgisinden öncekonur:

Bahçe kapısını açtı. SermetBey’e,

– Bu anahtar köşkü de açar, dedi.(Ömer Seyfettin)

9. Kendisinden sonraki cümleyebağlı olarak ret, kabul ve teşvik bildiren hayır, yok, evet, peki, pekâlâ,tamam, olur, hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette gibi kelimelerden sonrakonur: Peki, gideriz. Olur, ben de size katılırım. Hayhay, memnun oluruz.Haydi, geç kalıyoruz.

Evet, kırk seneden beri Türkçemerhale merhale Türkleşiyor. (Yahya Kemal Beyatlı)

10. Bir kelimenin kendisindensonra gelen kelime veya kelime gruplarıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısıolmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:

Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyargörünen bir adamcağızdır. (Halit Ziya Uşaklıgil)

Bu gece, eğlenceleri içlerinesinmedi. (Reşat Nuri Güntekin)

11. Hitap için kullanılankelimelerden sonra konur:

Efendiler, bilirsiniz ki hayatdemek, mücadele, müsademe demektir. (Mustafa Kemal Atatürk)

Sayın Başkan,

Sevgili Kardeşim,

Değerli Arkadaşım,

12. Sayıların yazılışında,kesirleri ayırmak için konur: 38,6 (otuz sekiz tam, onda altı), 25,33 (yirmibeş tam, yüzde otuz üç), 0,45 (sıfır tam, yüzde kırk beş).

13. Bibliyografik künyelerdeyazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra konur:

Falih Rıfkı Atay, Tuna Kıyıları,Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.

Yazarın soyadı önce yazılmışsasoyadından sonra da virgül konur:

Ergin, Muharrem, Dede KorkutKitabı, Ankara, 1958.

UYARI: Metin içinde ve, veya, yahut bağlaçlarından önce de sonra davirgül konmaz:

Nihat sabaha kadar uyuyamadı veşafak sökerken Faik'e bol teşekkürlerle dolu bir kâğıt bırakarak iki günevvelki cephe dönüşü kıyafeti ile sokağa fırladı. (Peyami Safa)

Ben Atatürk'le üç veya iki defakarşılaştım. (Burhan Felek)

Ya şevk içinde harap ol ya aşkiçinde gönül

Ya lale açmalıdır göğsümüzdeyahut gül! (Yahya Kemal Beyatlı)

UYARI: Metin içinde tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgülkonmaz:

Hem gider hem ağlar.

Ya bu deveyi gütmeli ya budiyardan gitmeli. (Atasözü)

Gerek nesirde gerek nazımda yenibir söyleyişe ulaşılmıştır.

Siz ister inanın ister inanmayın,bir gün bile durmam.

Ne kız verir ne dünürü küstürür.

UYARI: Cümlede pekiştirme ve bağlama görevinde kullanılan da / debağlacından sonra virgül konmaz:

İmlamız, lisanımız düzelincelisanımız da kafamız düzelince düzelecek, çünkü o da ancak onlar kadarbozuktur, fazla değil (Yahya Kemal Beyatlı)

UYARI: Metin içinde -ınca / -ince anlamında zarf-fiil görevindekullanılan mı / mi ekinden sonra virgül konmaz:

Ben aç yattım mı kötü kötürüyalar görürüm nedense. (Orhan Kemal )

Öyle zekiler vardır, konuştularmı ağızlarından bal akıyor sanırsın. (Attila İlhan)

UYARI: Şart ekinden sonra virgül konmaz:

Tenha köşelerde ağız ağızakonuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı. (Reşat NuriGüntekin)

Gör gözlerinle de aklın yatarsaanlatıver millete. (Tarık Buğra)

UYARI: Metin içinde zarf-fiil ekleriyle oluşturulmuş kelimelerdensonra virgül konmaz:

Cumaları bahçede buluştukça kızakendisinin adi bir mektep talebesi olmadığını anlatmaya çalışıyordu. (HalideEdip Adıvar)

Şimdiye dek, ben kendimi bildimbileli kimse Değirmenoluk köyünden kaçıp da başka köyde çobanlık, yanaşmalıketmedi. (Yaşar Kemal)

Meydanlığa varmadan bir iki defaİsmail kendisini gördü mü diye kahveye baktı.

(Necati Cumalı)

Ancak yemekte bir karara varıparkadaşına dikkatli dikkatli bakarak konuştu.

(Samim Kocagöz)

NOKTALI VİRGÜL ( ; )

1. Cümle içinde virgüllerleayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur: Erkek çocuklaraDoğan, Tuğrul, Aslan, Orhan; kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca adlarıverilir. Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; İstanbul, Londra, Bakü.

2. Ögeleri arasında virgülbulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur: Sevinçten, heyecandaniçim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum. At ölür,meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

İKİ NOKTA ( : )

1. Kendisinden sonra örnekverilecek cümlenin sonuna konur:

Yeni harfler alındıktan sonraeski yazı ile bir tek kelime bile yazmayan iki kişi görmüşümdür: Atatürk veİnönü! (Falih Rıfkı Atay)

– Buğdayla arpadan başka ne biterbu topraklarda?

Ziraatçı sayar:

– Yulaf, pancar, zerzevat,tütün... (Falih Rıfkı Atay)

2. Kendisinden sonra açıklamayapılacak cümlenin sonuna konur:

Bu kararın istinat ettiği enkuvvetli muhakeme ve mantık şu idi: Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şereflibir millet olarak yaşamasıdır. (Mustafa Kemal Atatürk)

Kendimi takdim edeyim: Mecliskâtiplerindenim. (Falih Rıfkı Atay)

Derler: İnsanda derin bir yaradırköksüzlük;

Budur âlemde hudutsuz ve hazinöksüzlük. (Yahya Kemal Beyatlı)

3. Ses biliminde uzun ünlüyügöstermek için kullanılır: a:ile, ka:til, usu:le, i:cat.

4. Edebî eserlerdeki karşılıklıkonuşmalarda, konuşan kişinin adından sonra konur:

Bilge Kağan: Türklerim, işitin!

Üstten gök çökmedikçe

alttan yer delinmedikçe

ülkenizi, törenizi kim bozabilirsizin?

Koro : Göğe erer başımız başınlasenin !

Bilge Kağan : Ulusum birleşipyücelsin diye

gece uyumadım, gündüz oturmadım.

Türklerim Bilge Kağan der bana.

Ben her şeyi onlar için bildim.

Nöbetteyim ! (A. Turan Oflazoğlu)

5. Genel Ağ adreslerindekullanılır: http://tdk.org.tr

6. Matematikte bölme işaretiolarak kullanılır: 56:8=7, 100:2=50

ÜÇ NOKTA ( ... )

1. Tamamlanmamış cümlelerinsonuna konur:

Ne çare ki çirkinliği hemencecikve herkes tarafından görülüveriyordu da, bu yanı...

(Tarık Buğra)

2. Kaba sayıldığı için veya birbaşka sebepten ötürü açıklanmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur:Kılavuzu karga olanın burnu b...tan çıkmaz.

Arabacı B...'a yaklaştığınısöylüyor, ikide bir fırsat bularak arabanın içine doğru başını çeviriyordu.(Ahmet Hamdi Tanpınar)

3. Alıntılarda; başta, ortada vesonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine konur:

... derken şehrin öte başındanboğuk boğuk sesler gelmeye başladı... (Tarık Buğra)

4. Sözün bir yerde kesilerek gerikalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeyegüç katmak için konur:

Sana uğurlar olsun... Ayrılıyoryolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Binaenaleyh, biz her vasıtadan,yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz. O noktainazar şudur: Türkmilletini, medeni cihanda, layık olduğu mevkiye isat etmek ve Türkcumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün, daha ziyade takviyeetmek...

(Mustafa Kemal Atatürk)

5.Ünlem ve seslenmelerde anlatımıpekiştirmek için konur:

Gölgeler yaklaştılar. Bir adımkalınca onu kıyafetinden tanıdılar:

— Koca Ali... Koca Ali, be!..(Ömer Seyfettin)

6. Karşılıklı konuşmalarda,yeterli olmayan, eksik bırakılan cevaplarda kullanılır:

— Yabancı yok!

— Kimsin?

— Ali...

— Hangi Ali?

— ...

— Sen misin, Ali usta?

— Benim!..

— Ne arıyorsun bu vakitburalarda?

— Hiç...

— Nasıl hiç? Suya çekicini midüşürdün yoksa !..

— !.. (Ömer Seyfettin)

UYARI: Üç nokta yerine iki veya daha çok nokta kullanılmaz.

SORU İŞARETİ ( ? )

1. Soru bildiren cümle veyasözlerin sonuna konur:

Ne zaman tükenecek bu yollar,arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Sular mı yandı? Neden tuncabenziyor mermer? (Ahmet Haşim)

Atatürk bana sordu:

— Yeni yazıyı tatbik etmek içinne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay)

Soru eki ve soru kelimesikullanılmadan ezgili söyleyişlerde soru işareti kullanılır:

Gümrükteki memur başını kaldırdı:

— Adınız?

2. Bilinmeyen, kesin olmayan veyaşüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır:

Yunus Emre (1240?-1320), (Doğumyeri: ?).

Türk halk felsefesinin, Türknükteciliğinin ve mizah dehasının büyük mümessili Nasreddin Hoca da (HâceNasirüddin) bu asırda yaşamıştır (1208 ?-1284). (Türk Dünyası El Kitabı)

Ankara'dan Konya'ya 1,5 (?)saatte gitmiş.

1496 (?) yılında doğan Fuzuli ...

UYARI : mı / mi eki -ınca / -ince anlamında zarf-fiil işleviylekullanıldığında soru işareti konmaz: Akşam oldu mu sürüler döner. Hava karardımı eve gideriz.

Bahar gelip de nehir çağıl çağılkabarmaya başlamaz mı içimi geri kalmış bir saat huzursuzluğu kaplardı. (HaldunTaner)

UYARI : Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soruişareti en sona konur:

Çok yakından mı bu sesler, çokuzaklardan mı?

Üsküdar'dan mı, Hisar'dan mı,Kavaklar'dan mı? (Yahya Kemal Beyatlı)

ÜNLEM İŞARETİ ( ! )

1. Sevinç, kıvanç, acı, korku,şaşma gibi duyguları anlatan cümlelerin sonuna konur:

Ne mutlu Türk’üm diyene! (MustafaKemal Atatürk)

Hava ne kadar da sıcak!

Aşk olsun!

Ne kadar akıllı adamlar var!

2. Seslenme, hitap ve UYARI sözlerinden sonra konur:

Ordular! İlk hedefinizAkdeniz’dir, ileri! (Mustafa Kemal Atatürk)

Ey Türk gençliği! Birincivazifen, Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaaetmektir. (Mustafa Kemal Atatürk)

Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı:İlerle! (Yahya Kemal Beyatlı)

Dur, yolcu! Bilmeden gelipbastığın

Bu toprak bir devrin battığıyerdir. (Necmettin Halil Onan)

UYARI: Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonrakonulabileceği gibi cümlenin sonuna da konabilir:

Arkadaş, biz bu yolda türkülertuttururken

Sana uğurlar olsun... Ayrılıyoryolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)

3. Alay, kinaye veya küçümsemeanlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işaretikullanılır:

İsteseymiş bir günde bitirirmiş(!) ama ne yazık ki vakti yokmuş (!).

Adam, akıllı (!) olduğunusöylüyor.

UYARI: Ünlemden sonra üç nokta yerine iki nokta konulmasıyeterlidir.

Gök ekini biçer gibi!.. Başaklardaha dolmadan. (Tarık Buğra)

KISA ÇİZGİ ( - )

1. Satıra sığmayan kelimelerbölünürken satır sonuna konur:

Soğuktan mı titriyordum, yoksaheyecandan, üzüntüden mi bil- mem. Havuzun suyu bulanık. Kapının saatleri 12'yigeçmiş. Kanepe- lerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adambir tanı- dık mı idi acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı? Yoksa kimsecik-lerin oturmadığı kanepelerde bu saatte pek başıboşlar mı oturur?

(Sait Faik Abasıyanık)

2. Ara sözleri ve ara cümleleriayırmak için kullanılır:

Küçük bir sürü -dört ineklebirkaç koyun- köye giren geniş yolun ağzında durmuştu.

(Ömer Seyfettin)

3. Dil bilgisinde kökleri veekleri ayırmak için konur: al-ış, dur-ak, gör-gü-süz-lük.

4. Fiil kök ve gövdelerinigöstermek için kullanılır: al-, dur-, gör-, ver-; başar-, kana-, okut-, taşla-,yazdır-.

5. Eklerin başına konur: -ak,-den, -ış, -lık.

6. Heceleri göstermek içinkullanılır: a-raş-tır-ma, bi-le-zik, du-ruş-ma, ku-yum-cu-luk, prog-ram,ya-zar-lık.

7. Kelimeler arasında “-den...-a,ve, ile, ila, arasında” anlamlarını vermek için kullanılır:

Türkçe-Fransızca Sözlük,Aydın-İzmir yolu, Ankara-İstanbul uçak seferleri, Türk-Alman ilişkileri,Ural-Altay dil grubu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 09.30-10.30,Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması, Manas Destanı'nda soy-dil-din üçgeni,1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, 2003-2004 öğretim yılı.

8. Matematikte çıkarma işaretiolarak kullanılır: 50-20=30

UZUN ÇİZGİ (—)

Yazıda satır başına alınankonuşmaları göstermek için kullanılır. Buna konuşma çizgisi de denir.

Arabamız tutarken Erciyes'inyolunu:

“Hancı dedim bildin mi MaraşlıŞeyhoğlu'nu?”

Gözleri uzun uzun burkuldu kaldıbende,

Dedi:

— Hana sağ indi, ölü çıktıgeçende! (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Frankfurt'a gelene herkesinsorduğu şunlardır:

— Eski şehri gezdin mi?

— Rothshild'in evine gittin mi?

— Goethe'nin evini gezdin mi?(Ahmet Haşim)

Oyunlarda uzun çizgi konuşanınadından sonra da konabilir:

Sıtkı Bey — Kaleyi kurtarmak içindaha güzel bir çare var. Gerçekten ölecek adam ister.

İslam Bey — Ben daha ölmedim.

(Namık Kemal)

UYARI : Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgikullanılmaz.

EĞİK ÇİZGİ ( / )

1. Yan yana yazılması gerekendurumlarda mısraların arasına konur: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak / O benim milletiminyıldızıdır parlayacak / O benimdir o benim milletimindir ancak.

(Mehmet Akif Ersoy)

2. Adres yazarken apartmannumarası ile daire numarası arasına ve semt ile şehir arasına konur: AltaySokağı, Nu.: 21/6 Kurtuluş / ANKARA

3. Tarihlerin yazılışında gün, ayve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 18/11/1969,15/IX/1994.

4. Dil bilgisinde eklerin farklıbiçimlerini göstermek için kullanılır: -a/-e, -an /-en, -lık /-lik, -madan/-meden.

5. Genel Ağ adreslerindekullanılır: http://tdk.gov.tr

6. Matematikte bölme işaretiolarak kullanılır: 70/2=35

TERS EĞİK ÇİZGİ ( \ )

Bilgisayar yazılımlarında artarda gelen dizinleri birbirinden ayırt etmek için kullanılır: C:\Dos>MD\Oyun

TIRNAK İŞARETİ ( “ ” )

1. Başka bir kimseden veyayazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır: Dil ve Tarih-CoğrafyaFakültesinin ön cephesinde Atatürk'ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.”vecizesi yer almaktadır. Ulu önderin “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözü her Türk'üduygulandırır.

Bakınız, şair vatanı ne güzeltarif ediyor:

“Bayrakları bayrak yapanüstündeki kandır.

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

UYARI : Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta,soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır: “Akıl yaşta değilbaştadır.” atasözü yüzyılların tecrübesinden süzülüp gelen bir gerçeği ifadeetmiyor mu?

“İzmir üzerine dünyada bir şehirdaha yoktur!” diyorlar. (Yahya Kemal Beyatlı)

UYARI : Uzun alıntılarda her paragraf ayrı ayrı tırnak içinealınır.

2. Özel olarak belirtilmekistenen sözler tırnak içine alınır: Yeni bir “barış taarruzu” başladı.

3. Cümle içerisinde kitapların veyazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınır:

Yahya Kemal'in bazı şiirleri“Kendi Gök Kubbemiz” adı altında çıktı.

(Ahmet Hamdi Tanpınar)

“Yazım Kuralları” bölümünde bazı UYARIlara yer verilmiştir.

UYARI: Cümle içerisinde özel olarak belirtilmek istenen sözler,kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınmaksızın koyuyazılarak veya eğik yazıyla (italik) dizilerek de gösterilebilir:

Höyük sözü Anadolu'da tepe olarakgeçer.

Cahit Sıtkı'nın Şairin Ölümüşiirini Yahya Kemal çok sevmişti. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

UYARI : Tırnak içine alınan sözlerden sonra kesme işaretikullanılmaz: Yahya Kemal’in “Aziz İstanbul”unu okudunuz mu?

4. Bibliyografik künyelerdemakale adları tırnak içinde verilir.

TEK TIRNAK İŞARETİ ( ‘ ’ )

Tırnak içinde verilen ve yenidentırnağa alınması gereken bir sözü belirtmek için kullanılır:

Edebiyat öğretmeni “Şiirleriçinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiiriniokumaya başladı.

“Atatürk henüz ‘Gazi MustafaKemal Paşa’ idi. Benden ona dair bir kitap için ön söz istemişlerdi.” (FalihRıfkı Atay)

DENDEN İŞARETİ (")

Bir yazıdaki maddelerinsıralanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin, söz gruplarınınve sayıların tekrar yazılmasını önlemek için kullanılır:

a. Etken fiil

b. Edilgen "

c. Dönüşlü "

ç. İşteş "

YAY AYRAÇ ( ( ) )

1. Cümlenin yapısıyla doğrudandoğruya ilgili olmayan açıklamalar için kullanılır:

Anadolu kentlerini, köylerini(Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizigöstermek için geziyoruz. (Nurullah Ataç)

UYARI: Yay ayraç içinde bulunan özel isimler ve yargı bildirenanlatımlar büyük harfle başlar ve sonuna uygun noktalama işareti getirilir.

UYARI : Hakkında açıklama yapılan söze ait ek, ayraç kapandıktansonra yazılır:

Yunus Emre (1240?- 1320)'nin...

2. Tiyatro eserlerinde vesenaryolarda konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak ve göstermek içinkullanılır:

İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakamayaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın... (ReşatNuri Güntekin)

3. Alıntıların aktarıldığı eseriveya yazarı göstermek için kullanılır:

Cihanın tarihi, vatanı uğrundasenin kadar uğraşan, kanını döken bir millet daha gösteremez.

Senin kadar kimse kendi vatanınasahip olmaya hak kazanmamıştır. Bu vatan ya senindir, ya kimsenin. (AhmetHikmet Müftüoğlu)

Eşin var, aşiyanın var, baharınvar ki beklerdin

Kıyametler koparmak neydi eybülbül, nedir derdin? (Mehmet Akif Ersoy)

4. Alıntılarda, başta, ortada vesonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine konulan üç nokta, yay ayraç içinealınabilir.

5. Bir söze alay, kinaye veyaküçümseme anlamı kazandırmak için kullanılan ünlem işareti yay ayraç içinealınır.

6. Bir bilginin şüpheylekarşılandığını veya kesin olmadığını göstermek için kullanılan soru işareti yayayraç içine alınır.

7. Bir yazının maddelerinigösteren sayı ve harflerden sonra kapama ayracı konur:

I) 1) A) a)

II) 2) B) b)

KÖŞELİ AYRAÇ ( [ ] )

1. Ayraç içinde ayraçkullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır:

Halikarnas Balıkçısı [Cevat ŞakirKabaağaçlı (1886-1973)] en güzel eserlerini Bodrum'da yazmıştır.

2. Bibliyografik künyelereilişkin bazı ayrıntıları göstermek için kullanılır: Reşat Nuri [Güntekin],Çalıkuşu, Dersaadet, 1922.

Server Bedi [Peyami Safa]

KESME İŞARETİ ( ' )

1. Aşağıda sıralanan özel adlaragetirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır:

a. Kişi adları, soyadları vetakma adlar: Atatürk’üm, Fatih Sultan Mehmet’e, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, SultanAna’nın, Yurdakul’dan, Kâzım Karabekir’i, Yunus Emre’yi, Ziya Gökalp’tan, RefikHalit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se.

UYARI : Sonunda p, ç, t, k ünsüzlerinden biri bulunan Ahmet, Çelik,Çiçek, Halit, Mehmet, Mesut, Murat, Özbek, Recep, Yiğit, Bosna-Hersek,Gaziantep, Kerkük, Sinop, Tokat, Zonguldak gibi özel adlara ünlüyle başlayan ekgetirildiğinde kesme işaretine rağmen Ahmedi, Çeliği, Çiçeği, Halidi, Mehmedi,Mesudu, Muradı, Özbeği, Recebi, Yiğidi, Bosna-Herseği, Gaziantebi, Kerküğü,Sinobu, Tokadı, Zonguldağı biçiminde son ses yumuşatılarak söylenir.

UYARI: Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığındakesme işareti yay ayraçtan sonra konur: Yunus Emre (1240?-1320)'nin, YakupKadri (Karaosmanoğlu)'nin.

Ancak cins isimler için yapılanaçıklamalarda yay ayraçtan sonra doğal olarak kesme işaretine gerek yoktur:İmek fiili (ek fiil)nin geniş zamanı şahıs ekleriyle çekilir.

UYARI : Özel adlar yerine kullanılan "o" zamiri cümleiçinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyleayrılmaz.

b. Millet, boy, oymak adları:Türk’üm, Alman’sınız, İngiliz’den, Rus’muş, Oğuz’un, Kazak’a, Kırgız’ım,Özbek’e, Karakeçili’nin, Hacımusalı’ya.

c. Devlet adları: TürkiyeCumhuriyeti’ni, Osmanlı Devleti’ndeki, Amerika Birleşik Devletleri’ne,Azerbaycan Cumhuriyeti’nden.

ç. Din ve mitoloji ile ilgiliözel adlar: Allah’ın, Tanrı’ya, Cebrail’den, Zeus’u.

d. Kıta, deniz, nehir, göl, dağ,boğaz, geçit, yayla; ülke, bölge, il, ilçe, köy, semt, bulvar, cadde, sokak vb.coğrafyayla ilgili yer adları: Asya’nın, Marmara Denizi’nden, Akdeniz’i, MeriçNehri’ne, Van Gölü’ne, Ağrı Dağı’nın, Çanakkale Boğazı’nın, Zigana Geçidi’nden,Uzunyayla’ya, Türkiye’dir, İç Anadolu’da, Doğu Anadolu’ya, Ankara’ymış,Sungurlu’ya, Ziya Gökalp Bulvarı’ndan, Yıldız Mahallesi’ne, TaksimMeydanı’ndan, Reşat Nuri Sokağı’na.

UYARI: Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusuolduğu zaman ekten önce kesme işareti kullanılır: Hisar’dan, Boğaz’dan.

e. Gök bilimiyle ilgili adlar:Jüpiter’den, Venüs’ü, Halley’in, Merih’e, Büyükayı’da, Yedikardeş’ten,Samanyolu’nda.

f. Saray, köşk, han, kale, köprü,anıt vb. adları: Dolmabahçe Sarayı’nın, Çankaya Köşkü’ne, Sait Halim PaşaYalısı’ndan, Ankara Kalesi’nden, Horozlu Han’ın, Galata Köprüsü’nün, BilgeKağan Abidesi’nde, Çanakkale Şehitleri Anıtı’na.

g. Kitap, dergi, gazete ve sanateseri (tablo, heykel, müzik vb.) adları: Nutuk’ta, Safahat’tan, KiralıkKonak’ta, Sinekli Bakkal’ı, Hürriyet’te, Resmî Gazete’de, Onuncu Yıl Marşı’nı,Yunus Emre Oratoryosu’nu, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü.

ğ. Kanun, tüzük, yönetmelik,yönerge ve genelge adları: Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Medeni Kanun’un,Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü’nde, Telif Hakkı Yayın ve SatışYönetmeliği’nin.

UYARI: Belli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde büyükharfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözlerinin ek alması durumunda kesmeişareti kullanılır: Bu Kanun’un 17. maddesinin c bendi... Yukarıda adı geçenYönetmelik’in 2’nci maddesine göre... vb.

h. Hayvanlara verilen özel adlar:Sarıkız’ın, Karabaş’a, Pamuk’u, Minnoş’tan.

UYARI: Kurum, kuruluş, kurul ve iş yeri adlarına gelen eklerkesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, TürkiyePetrolleri Anonim Ortaklığına, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanlığına,Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne, Türk Dili ve Edebiyatı BölümüBaşkanlığının; Bakanlar Kurulunun, Danışma Kurulundan, Yürütme Kuruluna; MaviKöşe Bakkaliyesinden, Gimanın.

UYARI : Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardansonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Türkleşmek, Türkçü,Türkçülük, Türkçe, Müslümanlık, Hristiyanlık, Avrupalı, Avrupalılaşmak,Aydınlı, Konyalı, Bursalı, Ahmetler, Mehmetler, Yakup Kadriler, Türklerin,Türklüğün, Türkleşmekte, Türkçenin, Müslümanlıkta, Hollandalıdan,Hristiyanlıktan, Atatürkçülüğün.

2. Kişi adlarından sonra gelensaygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur: Nihat Bey’e, AyşeHanım’dan, Mahmut Efendi’ye, Enver Paşa’ya vb.

UYARI: Unvanlardan sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz:Cumhurbaşkanınca, Başbakanca, Türk Dil Kurumu Başkanına göre vb.

3. Kısaltmalara getirilen ekleriayırmak için konur: TBMM'nin, TDK'nin, BM'de, ABD'de, TV'ye.

UYARI : Sonunda nokta bulunan kısaltmalarla üs işaretli kısaltmalarkesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek noktadan ve üs işaretinden sonra,kelimenin ve üs işaretinin okunuşuna uygun olarak yazılır: vb.leri, Alm.dan,İng.yi; cm³e (santimetre küpe), m²ye (metre kareye), 64ten (altı üssü dörtten).

4. Sayılara getirilen ekleriayırmak için konur: 1985'te, 8'inci madde, 2'nci kat; 7,65’lik, 9,65’lik.

1919 senesi Mayısının 19'uncugünü Samsun'a çıktım. (Mustafa Kemal Atatürk)

5. Şiirde seslerin ölçüdolayısıyla düştüğünü göstermek için kesme işareti kullanılır:

Bir ok attım karlı dağın ardına

Düştü n'ola sevdiğimin yurduna

İl yanmazken ben yanarım derdine

Engel aramızı açtı n'eyleyim(Karacaoğlan)

6. Bir ek veya harften sonragelen ekleri ayırmak için konur: a'dan z'ye kadar, b'nin m'ye dönüşmesi,Türkçede -lık'la yapılmış sözler.

UYARI: Akım, çağ ve dönem adlarından sonra gelen ekler kesmeyleayrılmaz: Eski Çağın, Yükselme Döneminin, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına.

SAYILARIN YAZILIŞI

1. Sayılar metin içerisindeyazıyla yazılır: bin yıldan beri, dört kardeş, haftanın beşinci günü, üç aydabir, yüz soru, iki hafta sonra, üçüncü sınıf.

Yaş otuz beş, yolun yarısı eder.(Cahit Sıtkı Tarancı)

Buna karşılık saat, para tutarı,ölçü, istatistik verilere ilişkin sayılarda rakam kullanılır:

17.30'da, 11.00’de, 1.500.000lira, 25 kilogram, 150 kilometre, 15 metre kumaş, 1.250.000 kişi, % 25, % 50.

Saat ve dakikalar metin içindeyazıyla da yazılabilir: saat dokuzu beş geçe, saat yediye çeyrek kala, saatsekizi on dakika üç saniye geçe, mesela saat onda.

2. Birden fazla kelimeden oluşansayılar ayrı yazılır: iki yüz, üç yüz altmış beş.

3. Para ile ilgili işlem vesenet, çek vb. ticarî belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır: 650,35(altıyüzelliYTL,otuzbeşYKr).

4. Notayı niteleyen sayılar ayrıyazılır: on altılık.

5. Oyun adlarını niteleyensayılar bitişik yazılır: altmışaltı.

6. Romen rakamları ancakyüzyıllarda, hükümdar adlarında, tarihlerde ayların yazılışında, kitap ve dergiciltlerinde ve kitapların asıl bölümlerinden önceki sayfalarınnumaralandırılmasında kullanılabilir: XX. yüzyıl, III. Selim, XIV. Louis, II.Wilhelm, V. Karl, VIII. Edward, 1.XI.1928, I. Cilt, XII. Cilt.

7. Beş ve beşten çok rakamlısayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya noktakonur: 326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500 .

8. Sayılarda kesirler virgül ileayrılır: 15,2 (15 tam, onda 2), 5,26 (5 tam, yüzde 26).

9. Sıra sayıları yazıyla verakamla gösterilebilir. Rakamla gösterilmesi durumunda ya rakamdan sonra birnokta konur ya da rakamdan sonra kesme işareti konularak derece gösteren ekyazılır: 15., 56., XX.; 5'inci, 6'ncı.

UYARI : Sıra sayıları ekle gösterildiğinde rakamdan sonra sadecekesme işareti ve ek yazılır; ayrıca nokta konmaz: 8.'inci değil 8'inci, 2.'ncideğil 2'nci.

10. Üleştirme sayıları rakamladeğil yazıyla belirtilir: 2'şer değil ikişer, 9'ar değil dokuzar, 100’er değilyüzer.

ÜNLÜ DÜŞMESİ

İkinci hecesinde dar ünlü bulunaniki heceli kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerindekidar ünlüler genellikle düşer: ağız / ağzı, alın / alnı, bağır / bağra, bağrım,beniz / benzi, beyin / beynimiz, boyun / boynu, böğür / böğrüm, burun / burnu,geniz / genzi, göğüs / göğsün, gönül / gönlünüz, karın / karnı, oğul / oğlu;çevir- / çevril-, devir- / devril-.

ÜNSÜZLERİN NİTELİKLERİ

Ses yolunda bir engele çarparakçıkan seslere ünsüz denir.

Dilimizde yirmi bir ünsüz vardır.Bunlar: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z.

Ünsüzler ses tellerinin titreşimeuğrayıp uğramamasına göre iki gruba ayrılır:

1. Ses tellerinin titreşmesiyleoluşan ünsüzlere tonlu (yumuşak) ünsüzler adı verilir: b, c, d, g, ğ, j, l, m,n, r, v, y, z.

2. Ses telleri titreşmeden oluşanünsüzlere tonsuz (sert) ünsüzler denir: ç, f, h, k, p, s, ş, t.

Kökeni Türkçe olan kelimelerinsonunda b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz. Ancak, anlam farkını belirtmek üzere ad,od, sac gibi birkaç kelimenin yazılışında buna uyulmaz: ad (isim), at (binekhayvanı); od (ateş), ot (bitki); sac (yassı demir), saç (kıl).

Dilimizdeki hac, şad, yâd gibibirkaç örnek dışında, alıntı kelimelerde tonsuzlaşma kuralına uyulmuştur: sebep(< sebeb), kitap

(< kitab), bent (< bend),cilt (< cild), bant (< band), etüt (< etüd), metot

(< metod), standart (<standard), ahenk (< aheng), hevenk (< aveng), renk (< reng). Bu gibialıntılar ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında kelime sonundaki tonsuzünsüzler tonlulaşır: sebep / sebebi, kitap / kitabı, bent / bendi, cilt /cildi, etüt / etüdü, metot / metodu, ahenk / ahengi, hevenk / hevengi, renk /rengi.

UYARI : Bazı alıntı kelimelerde tonlulaşma (yumuşama) olmaz: ahlak/ ahlakın, cumhuriyet / cumhuriyete, evrak / evrakı, hukuk / hukuku, ittifak /ittifaka, sepet / sepeti, tank / tankı, bank / bankı.

Birden fazla heceli kelimelerinsonunda bulunan p, ç, t, k ünsüzleri ünlüyle başlayan bir ek aldığındatonlulaşarak b, c, d, ğ'ye dönüşür: kelep / kelebi; ağaç / ağacı, kazanç /kazancı; geçit / geçidi, kanat / kanadı; başak / başağı, bıçak / bıçağı, çocuk/ çocuğu, dudak / dudağı, durak / durağı, uzak / uzağı.

Tek heceli kelimelerin sonundabulunan p, ç, t, k ünsüzleri ise iki ünlü arasında çoğunlukla korunur: ak /akı; at / atı; ek / eki; et / eti; göç / göçü; ip / ipi; kaç / kaçıncı; kök /kökü; ok / oku; ot / otu; saç / saçı; sap / sapı; suç / suçu; süt / sütü; üç /üçü. Ancak, tek heceli olduğu hâlde sonundaki ünsüzü tonlulaşan kelimeler devardır: but / budu, dip / dibi, gök / göğü, kap / kabı, kurt / kurdu, uç / ucu,yurt / yurdu.

ÜNSÜZ UYUMU VE ÜNSÜZ DÜŞMESİ

Dilimizde tonsuz (sert) ünsüzlebiten kelimelere gelen ekler tonsuz (sert) ünsüzle başlar: aç-tı, aş-çı,bak-tım, bas-kı, çiçek-ten, düş-kün, geç-tim, ipek-çi, seç-kin, seç-ti, süt-çü.

Ünsüz Türemesi (y, v)

İki ünlünün yan yana bulunduğubazı alıntı kelimelerde ünlüler arasında y, v sesleri türemiştir: fiyat (<fiat), zayıf (< zaif); konservatuvar, laboratuvar, pisuvar, repertuvar,tretuvar, tuval, tuvalet.

ÜNSÜZ DÜŞMESİ

Arapça’dan dilimize girmiş olanve sonunda ikiz ünsüz bulunan kelimelerin yalın durumunda ünsüzlerden biridüşer (ünsüz tekleşir): hak (< hakk), his (< hiss), ret (< redd), zan(< zann), zem (< zemm). Bu tür kelimelere ünlüyle başlayan bir ekgeldiğinde düşen ünsüz ortaya çıkar: hak, hakka; his, hissimiz; ret, reddi;zan, zannımca; zem, zemmi.

n > m Değişmesi

Türkçe’de kullanılan bazı kelimelerdekib ünsüzünden önce gelen n ünsüzü m'ye dönüşür: saklambaç (< saklanbaç),dolambaç (< dolanbaç), ambar (< anbar), amber (< anber), cambaz (<canbaz), çember (< çenber), kümbet (< gunbed), memba (< menba), mümbit(< munbit), tambur (< tanbur).


YABANCI ÖZEL ADLARIN YAZILIŞI

ARAPÇA VE FARSÇA ADLARIN YAZILIŞI

Arap ve Fars kökenli kişi ve yeradları Türkçenin ses ve yapı özelliklerine göre yazılır: Ahmet, Bedrettin,Fuat, Mehmet, Necmettin, Nizamettin, Ömer, Rıza, Saadettin; Cezayir, Fas,Filistin, Mısır, Suudi Arabistan; Bağdat, Cidde, Erdebil, Halep, İsfahan,İskenderiye, Medine, Mekke, Şam, Şiraz, Tahran, Tebriz, Trablusgarp.

LATİN YAZI SİSTEMİNİ KULLANAN DİLLERDEKİ ADLARIN YAZILIŞI

1. Latin yazı sistemini kullanandillerdeki özel adlar özgün biçimleriyle yazılır: Beethoven, Byron, Cervantes,Chopin, Eminescu, Grimm, Horatius, Molière, Puccini, Rousseau, Shakespeare;Bologna, Buenos Aires, Iorga, Ile-de-France, Karlovy Vary, Latium, Loire, Mann,New York, Nice, Rio de Janerio, Vaasa, Wuppertal. Ancak Batı dillerindekullanılan adların okunuşları ayraç içinde gösterilebilir: Shakespeare(Şekspir) vb.

Yabancı özel adlardan türetilmişakım adları Türkçe söylenişlerine göre yazılır: Dekartçılık, Epikürcülük,Kalvenci, Kalvencilik, Kalvenizm, Kartezyenizm, Lüterci, Lütercilik,Marksçılık, Marksist, Marksizm.

2. Batı kökenli kişi ve yeradlarının bir bölümü eskiden beri dilimizde yerleştiği biçimiyle yazılır:Napolyon, Şarlken, Şarl (Demirbaş Şarl); Atina, Brüksel, Cenevre, Londra,Marsilya, Münih, Paris, Roma, Selanik, Venedik, Viyana, Zürih; Hollanda,Letonya, Lüksemburg.

3. Ait olduğu dilde ayrı yazılanyer adları Türkçede de ayrı yazılır: Buenos Aires, Frankfurt am Main, Freiburgim Breisgau, Hyde Park, Mont Blanc, New Orleans, New York, Rio de Janeiro, SanMarino, Wiener Neustadt, Titov Veles.


YUNANCA ADLARIN YAZILIŞI

Yunanca adlar yazılırken Yunanharflerinin ses değerlerini karşılayan Türk harfleri kullanılır: Homeros,Herodotos, Euripides, Pindaros, Solon, Sokrates, Aristoteles, Platon, Venizelos,Karamanlis, Papandreu, Onasis.

Ancak Herodotos, Sokrates,Aristoteles, Platon, Pythagoras, Euklei-

des adları dilimizde yaygınolarak Herodot, Sokrat, Aristo, Eflatun, Pisagor, Öklid biçimlerindeyerleşmiştir.

RUSÇA ADLARIN YAZILIŞI

Rusça özel adlarda Rusharflerinin ses değerlerini karşılayan Türk harfleri kullanılır: Bolşevik,Brejnev, Çaykovski, Çehov, Dostoyevski, Gogol, Gorbaçov, İlminskiy, İlyiç,Katayev, Klyaştornıy, Malov, Mendeleyev, Prokofyev, Puşkin, Şolohov, Tolstoy,Yeltsin; Moskova, Omsk, Orenburg, Petersburg, Volga, Yenisey.

ÇİNCE VE JAPONCA ADLARIN YAZILIŞI

1. Çince adlar, Türkçedeyerleşmiş biçimlerine göre yazılır: Honan, Huangho, Kanton, Nankin, Pekin,Şanghay, Vuhan.

Çincede soyadları küçük adlardanönce gelir. Soyadları çoklukla tek hecelidir, küçük adlar ise bir veya ikiheceden oluşur. Bu adlar büyük harfle başlar; heceler arasına çizgi konur: SunYat-sen, Lin Yu-tang. Yalnız Konfüçyüs gibi yaygınlık kazanmış adlar bitişikyazılır.

2. Japon yer ve kişi adları daTürkçede yerleşmiş biçimlerine göre yazılır: Tokyo, Hiroşima, Nagazaki, Osaka,Hokkaydo, Kyoto; Hirohito, Nobuo Haneda, Kayako Hayashi, Sbuishi Kato, MasaoMori.

TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARINDAKİ ÖZEL ADLARIN YAZILIŞI

Türk devlet ve topluluklarındakiözel adlar Türkçede yerleşmiş söyleniş biçimlerine göre yazılır: Azerbaycan,Özbekistan; Taşkent, Semerkant, Bakü, Bişkek; Abdullah Tukay, Abdürrauf Fıtrat,Bahtiyar Vahapzade, Baykonur, Cafer Cebbarlı, Cemal Kemal, Cengiz Aytmatov,İslam Kerimov, Muhtar Avazov, Osman Nasır.


Düzenleme ve HTML hale getirme - Sabri Unal